Son Dakika Dünya Haberleri, Dünya Haberleri Son Dakika, Dünya Haberleri, Sesli Chat, Sesli Sohbet
İlkSite.Org Sesli Chat Sesli Sohbet SitesiİlkSite.Org Görüntülü Sesli Chat Kameralı Sesli Sohbet
denizli escort, iskenderun escort, denizli escort, iskenderun escort, hatay escort, denizli escort, kırklareli escort kutahya escort denizli escor t, hatay escor t, iskenderun escor t, denizli escort, denizli escort, denizli escort, denizli escort, denizli escort, iskenderun escort, hatay escort, iskenderun escort, hatay escort, iskenderun escort,

Latest

Orduda Kapısının ÖNÜNDE Saldırıya uğrayan Genç kızın katili Kamera sistemleri ne bakılarak bulunacak

Ordu#39;da evinin önünde bıçaklanarak öldürülen Ordu Üniversitesi (ODÜ) Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü 2#39;nci sınıf öğrencisi Ceren Özdemir#39;in olaydan dakikalar önce güvenlik kamera sistemikayıtlarına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ceren#39;in evine doğru yürüdüğü görülüyor. Evinin yakınındaki sokaktan geçen Ceren, bir kaç dakika sonra ise kimliği belirsiz kişinin saldırısına uğradı.Olay, dün saat 19.30 sıralarında Altınordu ilçesi Zaferi Milli Mahallesi#39;nde meydana geldi. Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü 2#39;inci sınıf öğrencisi olan, Emniyet olayı kamera sistemi ile incelemeye aldıbalerin Ceren Özdemir, antrenman sonrası geldiği evinin önünde, binanın giriş kapısını açmak için ablası Gizem Özdemir#39;i cep telefonundan arayarak, anahtarı pencereden atmasını istedi. Abla da pencereden anahtarı attı. Kapıyı açıp binaya giren Ceren Özdemir, arkasından içeri giren kimliği belirsiz bir kişinin saldırısına uğradı. KALBİNDEN BIÇAKLAMIŞ Göğsüne ve karnına aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan genç kız, kanlar içerisinde yere yığıldı. Çığlıklar üzerine evden çıkan abla, Ceren#39;i kanlar içinde buldu. İhbarla gelen sağlık görevlilerinin ilk müdahalesini yaptığı Ceren, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi#39;ne kaldırıldı. Kalbinden ve karnından bıçaklandığı belirlenen Ceren, hemen ameliyata alındı. Ancak, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Ölümüyle tüm Türkiye#39;yi yasa boğan Ceren Özdemir#39;in ölmeden önceki son görüntüleri güvenlik sistemi de ortaya çıktı. Cinayet anından hemen önce kaydedilen görüntülerde Ceren, evinin yakınında bir sokakta dükkanın önünden geçerken görülüyor.

Erdoğan, ‘Tank palet fabrikası satıldı’ diyen Kılıçdaroğlu’na cevap verdi: Tankı görse başka bir şeye benzetir

Kemal Kılıçdaroğlu'nun tank palet fabrikasının Katar'lı bir şirkete satıldığı iddiasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yaptı. Katar dönüşü iddialara cevap veren Erdoğan, 'Bay Kemal sen şu ana kadar hiç gördün mü? Kalkıp sadece vatandaşı tahrik ediyorsun. Tankı görse başka bir şeye benzetir' şeklinde konuştu. 'BEN GÖRDÜM' Katar dönüşü Erdoğan'ın Katar'la ilgili soruya verdiği cevap şu şekilde;Katar'dayız. Bir süredir Kemal Kılıçdaroğlu tank palet fabrikası ile ilgili iddialarda bulunuyor. İşin aslı nedir? Ayrıca, Altay tankının seri üretiminin yapılamayacağı da ileri sürülüyor, şu ana kadar nasıl bir yol alındı?Bay Kemal tankı görse herhalde başka bir şeye benzetir. Ben, Başbakanlığım sırasında Altay tankının (prototipini) Arifiye'de gördüm. Alpu escort Orada test sürüşü yapıldı. Gayet etkindi. Ayrıca bir de Almanya'dan alınan tanklar ve modernizasyonu konusu var. Onun için bizim kendi kendimize yetmemiz zorunlu. Öncelikle Arifiye'nin baştan aşağı elden geçmesi lazım. Çok ciddi makine teçhizat alımı ve yatırım gerekiyor. İlk etapta 50 milyon dolarlık yatırım yapılmalı ki Arifye'yi yeniden ayağa kaldırmış gibi olalım. Bu noktadan hareketle, 'Arifeye'ye acaba Savunma Bakanlığı 50 milyon dolarlık yatırım yapabilir mi?' diye konuştuğumuz süreçte, Altay tankı ihalesini kazanan BMC Grubu böyle bir yatırıma talip oldu. O aşamada Arifiye'de hassas adımlar attık. Burada personel çıkarma diye bir şey söz konusu değil. 50 milyon dolarlık harcamayı BMC yapacak, belli bir süre burada kalacak. 'DAHA GÜÇLÜ HALE GELECEĞİZ' BMC bir şey daha yaptı. Sakarya Karasu'daki arazisine, İzmir'deki fabrikalarını taşıma kararı aldı. Buranın temel atma törenini yaptık. Bir taraftan bu da devam ediyor. Bu süreci BMC'nin çok iyi değerlendirmesi için de böyle bir yer kendisine lazımdı. Biz de talebe olumlu baktık. Burada satış yapmadık, tahsis yaptık. Bu tahsis süresi içerisinde aynı zamanda 50 milyon dolarlık yatırımı da oraya yapacak. Ki 50 milyar dolarlık yatırımı BMC orada yapmaya başlıyor. Şu anda çalışmalar devam ediyor. BMC ayrıca tank bakımlarına başladı. Bunlar, Almanya'dan geçmişte alınan 600 kadar Leopard tankı. Leopard tanklarının bakımı önem arz ediyor. Bu bakımlar da iki yerde yapılıyordu. Bir Arifiye bir de Kayseri. Arifiye 50 milyon dolarlık yatırımdan sonra çok daha güçlü hale gelecek. 'TANK NEDİR HABERİN YOK MİLLETİ TAHRİK EDİYORSUN' Bay Kemal sen şu ana kadar hiç gördün mü? Altay tankı nedir haberin yok. Kalkıp sadece oradaki işçiyi, vatandaşı tahrik ediyorsun. Yalandan başka bir şeyin yok. Fabrikanın satışı diye bir şey de söz konusu değil. 'Satıldı' diyorsun. Bağlar escort Öyle bir rakam ortaya koyuyor ki '20 milyar dolar' diyor. Bunu öğretmek lazım. Sen nasıl böyle bir rakam söylüyorsun? Bundan hiç haberin var mı? Arifiye, MSB tarafından yapıldığı zaman acaba kaça mal olmuş, bugünkü değeri ne? Bugün zaten fabrikası bu fabrika satılmaz. Orada ancak değeri olsa olsa arsanın değeri olur. Hiçbir zaman 20-25 yıl önce kurulu fabrikayı düşündüğünüz değerle satamazsınız. Ancak arsasını satabilirseniz satarsınız. Ki burada satış da yok. Zaten içeride bütün makinalar eskimiş. Şimdi 50 milyon dolar yatırımla makineler yenilenecek. Arifiye Tank Palet Fabrikası yepyeni teknolojiyle ortaya çıkarak, inşallah Silahlı Kuvvetlerimize gereken desteği verecek.

‘Arılar bana bir şey yapmaz’ dedi, yarı çıplak peteklerin arasına daldı!

Ordu'nun Fatsa ilçesinde balcılık ile geçimini sağlayan Abdulkadir Yirmibeşoğlu, yarı çıplak halde arı kovanlarını açıp adeta arılara meydan okudu. Ordu'nun Fatsa ilçesi İslamdağ Mahallesi'nde balcılık yapan, bölgede ve sosyal medyada 'Balcı Abdulkadir' olarak tanınan 43 yaşındaki Abdulkadir Yirmibeşoğlu, kendi arılarına olan güvenini farklı bir yöntemle sergiledi. Yaklaşık 300 peteği bulunan ve arıların, günün belirli saatlerinde insanları ısırmadığını iddia eden Yirmibeşoğlu, bununla birlikte kendi arılarının da kendisine asla zarar vermeyeceğini ispatlamak için neredeyse yarı çıplak soyundu. Arıların dilinden anlayan ve onlarla bağ kurduğunu söyleyen, peteklerini açtıktan sonra da gömleğini, atletini çıkartıp, eşofmanının paçalarını da yukarı kaldıran Yirmibeşoğlu, yarı çıplak bir vaziyette binlerce arıyla adeta dans etti. Arılarının kendisine zarar vermediğini iddia eden Yirmibeşoğlu, bu işlemin profesyonel bir şekilde yapılması gerektiğini, aksi takdirde tehlikeli sonuçların ortaya çıkabileceğini de söyledi. Yaptığının, kendince doğru olduğunu savunan Yirmibeşoğlu, kimsenin böyle korunmasız şekilde arıların içerisine girmemesi gerektiği konusunda da uyarılarda bulundu. Arıların içerisine günün belirli saatlerinde girilmesi gerektiğini ifade eden Abdulkadir Yirmibeşoğlu, arıların tam öğle vaktinde çalıştıklarını, bu nedenle de inşaları ısırmadığını ifade etti. Her ne kadar arıcılıkla uğraşılsa da kimsenin korunmasız ve maskesiz bir şekilde arılara dokunmaması gerektiğine vurgu yapan Yirmibeşoğlu, 'Bu iş profesyonel işi. Arı bu söylediğim saatte bal alıyor, çalıştığı için de kimseye dokunmaz. Arıların içerisine neredeyse çıplak girdim herhangi bir sorun yok. Benim arılarım beni tanıyor, ben onlarla muhabbet ediyorum, yemek yiyorum. Başkalarını ısırabilir ama bana bir şey yapmıyor. Arılarım beni ve yabancıyı tanıyorlar' şeklinde konuştu. Yaptığının aslında tehlikeli olduğunu ancak kendisinin bu konuda oldukça fazla tecrübeli olduğunu aktaran Yirmibeşoğlu, şu ifadelere yer verdi: 'Ben arılarıma güveniyorum, bana bir şey yapmaz. Başkalarına hiç tavsiye etmem çünkü bu arının ne yapacağı hiç belli olmaz. Ben yıllardır arılar ile iç içe olduğum için bana bir şey yapmadı. Ben kendim de daha önceden bazı tehlikeler atlattım. Önceden balı bile maskesiz aldığım oldu.' Arıların, siyah ve kırmızı rengi sevmediğini de ifade eden Yirmibeşoğlu, 'Ben arıların içerisine kırmızı veya siyah renkle girseydim, hiç şansım yoktu, arılar beni vururdu. Parfüm, sabun, ter kokusu olduğu zaman arılar yine insana vurur' dedi. Balcı Abdulkadir Yirmibeşoğlu, ilerleyen zamanlarda arıları ile yan yana dahi yatabileceğini, hatta başının üstünde dahi taşıyabileceğini de dikkat çekerek, 'Arılarıma o kadar güveniyorum. Onlar benim canım, seslerini duymazsam rahat edemiyorum' ifadelerine yer verdi.

Erdoğan’dan EYT açıklaması: Ülkemize bir kazanımı yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı 'Yapmayacağım, seçim kaybetsem bile bu işte yokum' açıklamasıyla emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) tartışmalarına son noktayı koymuştu. EYT hakkında yeni bir açıklama daha yapan Erdoğan, 'Bunun, ülkemize bir kazanımı yok, kaybettirir' dedi.Erdoğan EYT hakkında şu açıklamayı yaptı: 'EYT konusu; fazla uzun sürmez, kısa bir süre sonra bu olayın nasıl bir manipülasyon, ülke ekonomisini çökertmeye dönük nasıl bir adım olduğunu herkes kabul edecek ve bunun karşısında durmaya başlayacak. Bunun, ülkemize bir kazanımı yok, kaybettirir.' EYT NEDİR? Bir kişinin hangi koşullarda emekli olacağı, kanuna göre belirlenir. 2008'den önce SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı olmak üzere üç ayrı kurum ve kanun söz konusuydu.Bu tarihten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu adı altında birleştirildi. Örneğin ilk kez 30 Nisan 2008'de SSK'lı olan bir erkek 60 yaşında, 7 bin prim günüyle emekli olabilirken, bir gün sonra yani 1 Mayıs 2008'de SSK'lı olan bir erkek 7 bin 200 prim günüyle emekli olabilir hale geldi. Yani bir gün geç sigortalılık 200 gün fazla çalışmayı gerektirdi. 9 Eylül 1999'da da 4447 sayılı Kanun hayata geçerken, bu tarihten önce sigortalı olanlar için de kademeli bir yaş şartı devreye sokuldu.9 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olan erkekler için 60, kadınlar için 58 yaş şartı getirildi. Yani, bir gecede emekli olmak için belirli bir yaşı doldurmak zorunda kaldılar. Ve sorun tam da bu noktada başladı. 1999'da sisteme acil müdahale gerekiyordu ve neredeyse bir gecede şartlar değişti. Sonuçta 'emeklilikte yaşa takılanlar' oluştu. NE KADAR EYT'Lİ VAR EYT'lierin sayısı yaklaşık 6 milyon kişi civarında olup hemen emekli olabileceklerin sayısı ise 1 milyon kişinin üzerinde. EYT'lilere emeklilik imkanı tanınmasının sosyal güvenlik sistemine maliyeti ise 10 yılda 700 milyar liranın üzerinde olacağı da tespitler arasında. Ancak emeklilikte yaşa takılanlara göre düzenleme yapılsa sadece 700 bin kişi hemen emekli olabilecek.

AK Parti yasa teklifi hazırladı: Askeri gazino ve sosyal tesislerin özel şirketlere kiralanması gündemde

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) elindeki Tank Palet fabrikasının özelleştirilmesine tepkiler devam ederken şimdi de askerin kullandığı gazinolar ve sosyal tesislerin özel şirketlere kiralanması gündemde. AK Parti milletvekilleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin askeri eğitim ve dinlenme amacıyla kullandığı kışlaların içinde ya da dışındaki sosyal tesislerin, gazinoların, vardiya yatakhanelerinin ve özel donanımlı eğitim merkezlerinin özel şirketlere kiralanması için yasa teklifi hazırladı. Teklif, muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen İçişleri Komisyonu'ndan geçti ve Meclis Genel Kurulu'nun gündemine girdi.Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, sosyal tesis ve gazinoların özel sektöre kiralanmasının önünü açacak düzenlemeye ilişkin yasa teklifinin 22 ve 32'nci maddelerine göre, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı vardiya yatakhaneleri, gazinolar, kantinler ve sosyal tesisler ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin tamamı, beylikova escort  bir kısmı ya da bazı şubeleri özel kişi veya şirketlere kiraya verilebilecek. Böylece askeri birliklerin içinde ya da dışında bulunan ve sadece askeri personelin yararlanabildiği bu yerler, kiralama yetkisi verilen kişi ya da şirketler tarafından işletilip kazanç elde edilen yerlere dönüşecek. GELİRİN BİR BÖLÜMÜ BÜTÇEYE GÖNDERİLECEK Mevcut düzenlemede bu yerlerin komutanlıklar tarafından kurulacağı hükmü yer alırken işletmesinin kiralanabileceğine yönelik bir izin bulunmuyordu.Teklife göre, kiralamadan elde edilecek gelirlerin tamamına yakını komutanlıklara aktarılırken, bir bölümü de bütçeye gönderilecek. Tesislerden yararlanacak tüm askeri ve sivil personelden üye aidatı ve kart ücreti alınacak. CHP'DEN ELEŞTİRİ Düzenlemeye sert tepki gösteren CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, böyle bir maddeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek itiraz etti. Milletvekillerine verilen bilgi notunda, 'buralarda er, erbaş sayısının az olmasından, erlerin artık askerlik yapmamasından kaynaklı müşteri bulamamaktan' bahsedildiğini belirten Öztunç, 'Sanki gazinolara er gidiyordu. 'Bu komutanlıkların Akdeniz'de, Ege'de çok güzel yerleri var. Yer de kalmadı, bütün kuşlar bitti, sıra leyleğe geldi. Kendi evi olan escort bayanlar Bunu kabul edemeyiz' dedi.

Çorum’da ürküten keşif! Yol çalışmasında 2 bin yıllık insan iskeleti bulundu

Çorum'da yapılan yol çalışmasında 2 bin yıllık lahit ve insan iskeleti parçaları bulundu. Çorum Belediyesi ekipleri kazı çalışmaları esnasında Roma dönemine ait olduğu düşünülen 2 bin yıllık lahit buldu. Yapılan incelemede içerisinde insan iskeleti parçaları, cam bir kaba ait parçalar ve ağız kısmı kırık pişmiş parfüm şişesi bulundu. Lahitten çıkarılan paralar incelenmek üzere Çorum Müzesi'ne götürüldü. Lahit içerisinde bulunan insan iskeleti üzerinde yapılan ilk antropolojik değerlendirmeler lahdin erişkin bir kadına ait olduğuna işaret ediyor. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Şengül, il merkezinde yapılan bir yol çalışması sırasında mezarın ortaya çıktığını söyledi. Müzeye haber verilmesinin ardından uzmanların yaptığı inceleme sonucu bulunan mezarın Roma dönemine ait bir lahitin ortaya çıktığını dile getiren Şengül, 'Titizlikle yapılan incelemeler sonunda ilk buluntular Roma dönemi M.S. 2. yüzyıla ait lahit mezar içerisinde bulunan iskeletin yaşlı bir kadına ait olduğunu gösteriyor. Kemikler incelenmek üzere Antropoloji bölümüne teslim edildi. Mezarın içerisinde özellikle ayak bölgesinde cam parçalar ele geçirildi. Bu Roma dönemine ait mezar buluntularından bir tanesine işaret ediyor. Mezarın dışında etraftaki toprak temizlenirken pişmiş toprak kabı ve cam şişe parçaları ile koku kabı parçaları bulundu. Bulunan parçalar Müze Müdürlüğünde muhafaza altına alındı' dedi. Daha önce yaptıkları incelemelerde şu anki buluntunun 100-150 metre aşağısında yine toprak mezar bulunduğunu kaydeden Şengül, 'Bu bölgede Roma dönemine ait düzenli olmayan bir mezarlık olabileceğini düşünüyoruz. Bunlar ön inceleme. Yerinde yapılacak bilimsel çalışma sonrasında buranın net olarak ne olduğuna dair ipucu verebilir. Uzmanlarımız burayla ilgili hazırladıkları raporu bakanlığa sunacaklar. Daha sonra buranın SİT alanı olup korunmasını sağlayacaklar' diye konuştu.

Dünyayı ikiye bölen tartışma! Yıkayarak mı, silerek mi temizlenmeli?

Birleşmiş Milletler, 2013 yılında ilan ettiği '19 Kasım Dünya Tuvalet Günü' ile herkesin sağlıklı tuvalete ulaşmasını amaçlıyor. Dünyanın bir köşesinde normal karşılanan tuvalet alışkanlıkları ise bir başka yerdekileri çok şaşırtabiliyor. Çok sayıda Batı ülkesinde, tuvalette temizlenme yönteminin, yıkanmak yerine silinmek olması dünyanın birçok yerindekileri hayrete düşürüyor. Su, kağıttan daha iyi temizliyor. Tuvalette suyla temizlenmeyi tercih edenler şu soruyu soruyor: 'Elinize bulaşan çikolatalı pudingi sadece peçeteyle mi temizlerdiniz?' Ayrıca tuvalet kağıtları, Antik Yunanların kullandığı seramik parçaları ya da Amerika'ya ilk ulaşan Avrupalıların kullandığı mısır koçanları kadar sert olmasa da, suyun en yumuşak kağıttan bile daha az aşındırıcı olduğu kesin. Birçok ülkenin vatandaşı, çok uzun süredir tuvalete yaptıkları ziyaretleri suyla sonlandırıyor. Ayrıca bu durum sadece Batılı olmayan ülkeler için geçerli değil. ABD ve İngiltere de dahil, dünyanın büyük kısmı ise hala tuvalet kağıtlarına bağımlı. İslami öğreti, temizlik için su kullanımı tavsiye ettiğinden, çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerde hala su tercih ediliyor. Su mu, kağıt mı tartışmasıyla yakından ilgilenen biri de, tuvalete karşı kültürel ve tarihi tutumları araştıran, Avustralya hükümetinden proje müdürü Zul Othman. Sarıcakaya escort Othman'ın araştırması, bazı Müslüman Avustralyalıların Batı tarzı tuvaletlere adapte olduklarını ve hem tuvalet kağıdı hem de bir maşrapa kullandıklarını gösteriyor. Ancak bu temizlik anlayışı, sadece Müslümanlarla sınırlı değil. Mumbaili veri mühendisi Ashtha Garg, son iki yıldır San Fransisco'da yaşıyor ve tuvaletine bir tas alabilmek için aramadık yer bırakmadığını anlatıyor. Nihayetinde aradığını, bir Hintlinin dükkanında bulmuş. 'Bazı Hintliler, tuvalet kağıdına uyum sağlamış, ancak benim gibi bir çoğu, hala suyu tercih ediyor' diyor ve ekliyor: 'ABD'de bir Hintli arkadaşımı her ziyaret ettiğimde, tuvaletinde ya bir plastik su şişesi ya da maşrapa olduğunu bilirim.' Bu arada Othman, Batılıların hep bir tür kağıt kullanma ısrarının kendisini şaşırttığını anlatıyor. İngiltere'nın Sheffield kentinde tuvalet kağıdı biten bir sınıf arkadaşı, sonunda 20 sterlinlik bir banknotla temizlenmiş.Sivrihisar escort Anatomik olarak çömelmek daha iyi ve açı dışkının daha rahat çıkışını sağlıyor. Bağırsak hareketleri daha hızlı oluyor ve daha az ıkınılıyor. BBC

Son dakika: ‘MİT, CHP’yi karıştırıyor’ iddialarına Erdoğan’dan yanıt: MİT’e gerek yok, Muharrem Bey yeter

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) CHP'yi karıştırdığı iddiaları üzerine 'Bunları söyleyerek 'Bizim içimizde kumpas yok' demeye getiriyor. Bay Kemal sen bunu git şu anda Muharrem (İnce) Bey'e anlat. Muharrem Bey senin içini gayet iyi anlatıyor. İstihbaratımıza gerek yok, Muharrem Bey yeter zaten' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzere gittiği Katar'dan yurda dönüş esnasında gazetecilerle sohbet etti. Sohbeti uçakta gerçekleştiren Erdoğan, gündeme dair açıklamalarda bulundu.Erdoğan, sorulara şu şekilde cevap verdi:-CHP odaklı bir tartışma var. Siz, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başında olduğu bir CHP'den memnun musunuz? Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başından ayrılmamasını mı istersiniz? Yoksa o gitsin yerine başka biri mi gelsin istersiniz? Sizin bu konudaki arzunuz nedir?-'Bizim için artı değer kazandırıyor. Görüldüğü gibi bu CHP, siyaset değil yalan üretiyor. Çözüm değil, sorun üretiyor. Bay Kemal CHP'yi yalan üretme merkezi haline getirdi. Şu anda kendi kumpasları çok açık ve net ortada. Bir gün söylediğini ertesi gün inkâr ediyor. Önce 'Niye olmasın?' diyor. Sonra böyle bir şeyin olmadığını, olabileceğini söylemek gibi garip yaklaşımları var. Çok ağır bir ifadeyle İzmir'den kendisine seslendim; 'ben Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum. Sen genel başkanlığını ortaya koyuyor musun? Külliye'ye kim gelmiş, ne zaman gelmiş? Benimle nerede görüşmüş?' dedim. Bir adam çıkardılar, ben o adamı hiç tanımam. Şimdi ismini duydum. Yalan yanlış plakalar uydurdu. Zavallı, Külliye'ye giren her aracın künyesinin tutulduğundan bilgisi yok. Girişlerinde fotoğraf çekimleri vardır. Bunların hepsi ortaya konunca da savunacak hali kalmadı. Kemal Bey'in kalmasında fayda var.' 'MİT'E GEREK YOK, MUHARREM BEY YETER' -Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir iddiası var. İstihbarat birimleri tarafından CHP'nin içinin karıştırıldığı öne sürüldü. Böyle bir şey söz konusu mu?-'İstihbaratın öyle büyük işleri var ki.. Böyle basit işlerle uğraşacak vakti mi var? Şu anda istihbarat örgütümüz Barış Pınarı Harekâtıyla, Türkiye'yi dışardan kuşatan bütün o malum çevrelerle uğraşıyor. Bir de şimdi CHP'nin işiyle uğraşıp CHP'nin içinde ne var ne yok onlarla mı zaman geçirecek? Bay Kemal buradan kendine çıkış yolları arıyor. Bunları söyleyerek 'Bizim içimizde kumpas yok' demeye getiriyor. Bay Kemal sen bunu git şu anda Muharrem (İnce) Bey'e anlat. Muharrem Bey senin içini gayet iyi anlatıyor. İstihbaratımıza gerek yok, Muharrem Bey yeter zaten.' KILIÇDAROĞLU'NA ALTAY TANKI ELEŞTİRİSİ -Katar'dayız. Bir süredir Kemal Kılıçdaroğlu tank palet fabrikası ile ilgili iddialarda bulunuyor. İşin aslı nedir? Ayrıca, Altay tankının seri üretiminin yapılamayacağı da ileri sürülüyor, şu ana kadar nasıl bir yol alındı?-'Bay Kemal tankı görse herhalde başka bir şeye benzetir. Ben, Başbakanlığım sırasında Altay tankının (prototipini) Arifiye'de gördüm. Orada test sürüşü yapıldı. Gayet etkindi. Ayrıca bir de Almanya'dan alınan tanklar ve modernizasyonu konusu var. Onun için bizim kendi kendimize yetmemiz zorunlu. Öncelikle Arifiye'nin baştan aşağı elden geçmesi lazım. Çok ciddi makine teçhizat alımı ve yatırım gerekiyor. İlk etapta 50 milyon dolarlık yatırım yapılmalı ki Arifye'yi yeniden ayağa kaldırmış gibi olalım. Bu noktadan hareketle, 'Arifeye'ye, Savunma Bakanlığı 50 milyon dolarlık yatırım yapabilir mi?' diye konuştuğumuz süreçte, Altay tankı ihalesini kazanan BMC Grubu böyle bir yatırıma talip oldu. Arifiye'de hassas adımlar attık. Burada personel çıkarma diye bir şey söz konusu değil. 50 milyon dolarlık harcamayı BMC yapacak, belli bir süre burada kalacak. BMC, ayrıca Sakarya Karasu'daki arazisine, İzmir'deki fabrikalarını taşıma kararı aldı. Buranın temel atma törenini yaptık, devam ediyor. Bu süreci BMC'nin çok iyi değerlendirmesi için de böyle bir yer kendisine lazımdı. Burada satış yapmadık, tahsis yaptık. Bu tahsis süresi içerisinde aynı zamanda 50 milyon dolarlık yatırımı da oraya yapacak. BMC, tank bakımlarına başladı. Bunlar, Almanya'dan geçmişte alınan 600 kadar Leopard tankı. Bu bakımlar da iki yerde yapılıyordu, Arifiye ve Kayseri'de. Arifiye 50 milyon dolarlık yatırımdan sonra çok daha güçlü hale gelecek. 'ÜRETİMİNİN YAPILMAYACAĞI ASLA GÜNDEME GELMEDİ' Altay tankı üretiminin olmayacağı gibi bir şey söz konusu değil, asla gündeme gelmedi. Biz tankın geliştirilmesine neredeyse 500 milyon avro harcamışız. Böyle bir yatırım yapılmış şimdi çıkıp birileri 'Altay tankı üretilemeyecek' diyor. Bunu sana kim söyledi? Ben bizzat testlerini izledim. Altay tankı başarılı şekilde orada havuzlardan tutun da çukurlara giriş çıkışına varıncaya kadar gayet iyiydi. 50 MİLYON DOLAR YATIRIMLA MAKİNELER YENİLENECEK Bay Kemal sen şu ana kadar hiç gördün mü? Altay tankı nedir? Haberin yok, kalkıp sadece oradaki işçiyi, vatandaşı tahrik ediyorsun. Yalandan başka bir şeyin yok. Fabrikanın satışı diye bir şey de söz konusu değil. 'Satıldı' deyip, 20 milyar dolar gibi bir rakam ortaya koyuyorsun. Sen nasıl böyle bir rakam söylüyorsun? MSB tarafından yapıldığı zaman acaba kaça mal olmuş, bugünkü değeri ne? Fabrikası zaten bu, satılmaz. Hiçbir zaman 20-25 yıl önce kurulu fabrikayı düşündüğünüz değerle satamazsınız. Ancak arsasını satabilirseniz satarsınız. Burada satış da yok. İçeride bütün makinalar eskimiş, şimdi 50 milyon dolar yatırımla makineler yenilenecek. Arifiye Tank Palet Fabrikası yepyeni teknolojiyle ortaya çıkarak, Silahlı Kuvvetlerimize gereken desteği verecek.' S-400 KULLANIP KULLANMAMA SÖZ KONUSU DEĞİL -Son ABD ziyaretinizde S- 400 sistemi üzerinde ortak çalışma kararı alındı. Ancak bu arada ABD'den ismi açıklanmayan yetkiliden 'Türkiye, bunu kullanmaması gerektiğini biliyor' açıklaması geldi. Nasıl bir çözüm bulunacak?-'Nisan ayına kadar işleyen bir süreç var. Savunma ve Dışişleri Bakanlarımız bir araya gelerek bu çalışmayı yürütecek. Bu çalışmayla birlikte hangi noktaya geleceğiz, görmemiz lazım. Sayın Trump ile geçmiş bir konu da değil. Bu, NATO ile alakalı bir durumdur. Kullanıp kullanmama söz konusu değil. NATO kuralları içerisinde atılması gereken adımlar var. Arkadaşlarımız çalışmayı yapacaklar. Bu çalışma kararı o günkü toplantımızın en verimli yanı olmuştur. Sayın Trump da orada 'Siz çalışmaya başlayın, bu çalışmanın neticesini görelim' mesajı vermiştir. Ev sahibi olarak bu yaklaşımı ortaya koymuştur. NATO Genel Sekreteri ise zaten konu ile alakalı düşüncelerini açıkladı.' ŞİZOFRENİK VAKALAR PARLAMENTONUN İÇİNE DE SIZMIŞ -Son günlerde başörtüsüne karşı hem siyasi nefret dili kullanılıyor hem de fiili saldırılar devam ediyor. Bu saldırıların münferit olduğu veya şizofren insanlar tarafından yapıldığı iddia ediliyor. Bunun bir nefret suçu olduğu reddediliyor. Bu konuda bir düzenleme yapılması mümkün mü?-'Bunların hepsi uydurma şeyler. 'Şizofrenik vakadır' denildiği zaman demek ki bu şizofrenik vakalar parlamentonun içine de sızmış. Çünkü 'Ulan', 'haddini bildirin' diye ileri giderek (CHP) Grup Başkanvekili bir başörtülü hanıma bu ifadelerle yaklaşırsa, böyle bir şizofrenik vaka parlamentonun içinde niye duruyor? Bu da ayrı bir konu. Bunlar sokakta olanı bahane olarak kullanıyorlar. Son zamanlarda bütün bunlar şizofrenik vaka olmaktan öte aslında inanç özgürlüğüne tahammül edemeyenlerin yapmış oldukları hareketlerdir. Bunlara karşı da inanç özgürlüğünü savunan kesimin bana göre sabırla tahammül etmesi,bizim özgürlükler noktasında nerede olduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir. Bilhassa parlamentoda yapılanı çok önemsiyorum. Çünkü parlamentodaki olayın affedilir yanı yok. Disiplin noktasında cezalandırılması gerekir. Arkadaşlarımız onun takipçisi. Şu anda zaten Özlem (Zengin) Hanım da hukuki haklarını araştırıyor.' BAY KEMAL KENDİ DÖNEMİNDE EMEKLİLİK YAŞININ YÜKSELMESİNİ SAVUNDU -Son günlerde, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusu üzerinden yeniden gündem oluşturuluyor. Kitlelerin etkilenmesine dönük çabaları nasıl yorumluyorsunuz?-'EYT konusu; fazla uzun sürmez, kısa bir süre sonra bu olayın nasıl bir manipülasyon, ülke ekonomisini çökertmeye dönük bir adım olduğunu herkes kabul edecek ve bunun karşısında durmaya başlayacak. Bunun, ülkemize bir kazanımı yok, kaybettirir. Kaldı ki Bay Kemal kendi döneminde emeklilik yaşının yükseltilmesini savunan birisidir. Fakat burada tamamıyla siyasi davranıyor, 'buradan ne elde ederiz?' diye bakıyor ve böyle bir tezi savunmaya çalışıyor. Geçenlerde çok açık, net söyledim. Seçim kaybına vesile dahi olsa biz asla ülkemizin, milletimizin zararına olacak bir vaadin içine girmeyiz. Kaldı ki bir taraftan işsizlik konusunda mücadele veriyoruz diğer taraftan işsizliğe zemin oluşturacak taleplerle karşılaşıyoruz. Bu insanlar çalışıyor zaten. Bu insanları niye kapıya koyup, sonra iş arama yoluna sokalım? Yine iş arayacaklar. Ondan sonra da maalesef bir başkasının istihdam hakkını kullanmış olacaklar. Bunlara niçin böyle bir yol aralayalım? Bu, Türkiye ekonomisi için çok ciddi bir zarardır. Bir diğer konu da şu anda Türkiye faizde, enflasyonda bütün baskılara rağmen arzu edilen yere doğru geliyor. Allah'ın izniyle 2020'de, enflasyonda ve faizde kalıcı tek haneler görülecek. Zaten tek haneliye döndükten sonra Türkiye'de paranın da ekonominin konumu da çok daha farklı hale gelecek. Bundan kimsenin endişesi olmasın.' DÜŞME DİYE BİR SÖZ KONUSU DEĞİL -EYT tartışmasında bir de aylık bağlama oranlarının düşmesi konusu da var.-'Doğru değil. Türkiye'de emeklilik rejiminde iki ayrı tarihte düzenleme yapıldı. 2000 öncesi ve sonrası ile 2008'i izleyen süreç. Burada muhalefet şunu istismar ediyor; eskiden daha az prime karşın daha yüksek aylıkla, daha erken emeklilik vardı. Erken emeklilik, süper emeklilik gibi uygulamalar değiştirildi. Bu tarihten sonra prim ödemeye başlayanların aylık bağlama oranları ile öncekilerin aynı değil. Ayrıca, işverenler kaçak işçi çalıştırma eğilimine girdiklerinde bu iddiayı çok sıkça söylüyorlar. 'Biz, size açıktan ödeme yapalım, yoksa ücretiniz düşer' diyorlar. Şunu ayırmamız lazım; 2008 öncesinde yatırılan prim ve alacağı emekli aylığı ile 2008 sonrası aynı değil. Düşme diye bir durum söz konusu değil. 2008'deki kadar yüksek artmıyor diyelim. Kılıçdaroğlu, SSK'nın başında olduğu dönemde 1998'de, 'Emeklilik yaşı 80 de olsa, SSK batmıştır' diyor. Ama şimdi getirdiği yer burası. Öyle bir tez ortaya atıyor ki halk oy versin diye siyaseten ve hesapsız konuşuyor. Vatandaş da 'genç yaşta emekli olayım' diye düşünüyor. Bir taraftan 'emekli olayım' derken, sonrasında 'kenara çekileyim' demiyor. 'Ben, yine bir işe gireyim, çift maaş alayım' diyor. İşveren de kayıtsız istihdama başlıyor. Kayıtdışı istihdam da Türkiye'nin ayrı bir sorunudur. İskandinav ülkeleri bunun zararını çektiler çok ciddi bedel ödediler. Bunun için yaşı 70'in üstüne çıkarmaya çalışıyorlar.' BİZİM MÜCADELEMİZ TAKVİME BAĞLI DEĞİL -Türkiye, ABD ve Rusya ile sağlanan mutabakatlara uygun hareket ediyor. Barış Pınarı Harekâtı gelinen aşamada bitiyor mu? Bu süreç ne kadar devam edecek?-'Barış Pınarı Harekâtına tarih belirlemek yanlış olur. Bizim buradaki mücadelemiz belli bir takvime bağlı değil. Bu tür askeri harekâtlarda herhangi bir tarih vermek mümkün olmaz. Bugün itibarıyla etkisiz hale getirilen terörist sayısı bin 230. Bizim de 13 Mehmetçiğimiz şehit. Suriye Milli Ordusundan da 241 şehit var. Sivil kayıp sayısı da 22. Bu mücadeleyi kararlı şekilde sürdürmemiz lazım. Bizim önceliğimiz terör örgütünün tacizlerini ortadan kaldırmak. Şu anda kısmen ABD'yi ve genelde rejimi rahatsız eden bizim oradaki varlığımız. YPG, PYD terör örgütü ama birileri inatla Kürtler diye ifade ediyor. Bu yaklaşım tarzı gerek Türkiye'deki gerekse Suriye'deki Kürt kardeşlerimize hakarettir. Bizim mücadelemiz Kürtlerle değil, teröristlerledir. PYD, YPG, DEAŞ teröristtir. Bu örgütlerin hepsi ile mücadele ediyoruz. Bakıyorsun bir terörist Mazlum Kobani adını kullanıyor. Bu adam Ferhat Abdi Şahin, Şahin Cilo kod adını kullanan terörist. Bu adamın katıldığı kanlı eylemlerin haddi hesabı yok.'

Sivas’ta şaşkına çeviren görüntü! Gören ‘Çin Seddi gibi’ diyor

Sivas'ın İmranlı ilçesindeki sıralanmış kayalıkları görenler Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanan Çin Seddi'ne benzetiyor. Sivas'ın İmranlı ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Boğazören köyü yakınlarındaki kayalıklar, görenlerin ilgisini çekiyor. Yer yer yüksekliği 50-60 metreye kadar çıkan kayalıklar bölgeyi ikiye ayıran bir görüntü veriyor. 'Çin Seddi'ni anımsatan oluşum, kilometreler boyunca kıvrımlar şeklinde devam ediyor. Meraklıların ilgisini çeken doğal Çin Seddi, drone ile havadan da görüntülendi. Köyde yaşayan Metin Uçar uzun yıllardır kayalıkları bildiğini ve Çin Seddi'ne benzettiklerini belirterek, 'Köyümüzün doğusundan 500 metre mesafeden kayalıklar başlıyor ve Zara ilçesine kadar uzanıyor. Yaklaşık 35-40 kilometre kadar bir uzunluğu var. Bazı yerlerde bu kayalık batıyor ve çıkıyor. Yüksekliği 50-60 metre yüksekliğine ulaşıyor. Elle yapılmış değil ama doğal, mucizevi bir yapı. Çin Seddi'ne benziyor' dedi. Köy sakinlerinden Alparslan Bal ise 'Bu Çin Seddi gibi görünen, kilometrelerce devam eden bir oluşum. Bunun özelliği iki tarafının da düz olması ve insan eliyle yapılmış gibi dümdüz duvar gibi gözükmesi. Yetkililerin bu yapının nasıl oluştuğunu araştırması gerektiğini düşünüyoruz. Çin Seddi insan eliyle yapılmış ama burası da doğal haliyle onu andırıyor. Buranın araştırılıp tarihe ışık tutulmasını ve turizme kazandırılmasını istiyoruz' diye konuştu.

Dosta güven düşmana korku salıyor! İşte Türk komandosundan nefes kesen tatbikat

Jandarma komando timlerinin yurt içinde ve yurt dışında terör operasyonlarında kullandığı nano drone ile gerçekleştirdikleri tatbikat nefes kesti. İstanbul il Jandarma Komutanlığı Jandarma komando Alay Komutanlığında gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı. PD-100 kişisel keşif sistemi (Nano dronlar) kullanıldığı tatbikatta Jandarma Komandoları dosta güven düşmana korku verdi. Senaryo gereği teröristlerin bulunduğu bir binaya girecek olan jandarma komandoları ilk önce ormanlık araziden geçti. Ardından senaryo gereği teröristlerin bulunduğu metruk bina güvenli bir şekilde sarıldı. Tim komutanı drone operatörünü gözlem yapması için hazırlanmasını söylüyor. Drone operatörü Jandarma komandosu ise metruk binanın çevresinde keşif uçuşu yapıp binanın içerisine gözlem yapmak için drone ile girdi. Gerekli görüntü ve bilgiler alındıktan sonra komandolar binanın içerisine sis bombası atarak baskını gerçekleştirdi. Jandarma Komandoları PD-100 kişisel keşif sistemi (Nano dronlar) yurt içinde ve yurt dışında terör operasyonlarında kullanılıyor. Teröristlerin yeri dronelar ile tespit edilip müdahale ediliyor. PD-100 kişisel keşif sisteminde 2 dronu ve beraberindeki sistemini kolaylıkla taşıyabiliyor. Sistem sahadaki birimlerin farkındalığını arttırmaya uygun olarak tasarlanmıştır. Sistem kullanıcıya ilave ekipman yükü getirmemektedir. Bu sistem iki adet nano insansız hava aracı, baz istasyonu, kontrol aparatı ve diğer ikincil ekipmanlardan oluşmaktadır. İnsansız hava araçları sayesinde görüş açımızda yer almayan nesnelerin, gerçek zamanlı görüntülerine ilave olarak fotoğraf ve videoları da elde edilebilmektedir. İHA'ların yurt içi ve yurt dışı terör operasyonlarında nesnelerin arkasını görebilme, giriş çıkış güzergahlarında takip ve istihbarat toplamada kullanılabilmektedir. Küçük ebatları ve her yerde kullanılabilir olmaları ile İHA'lar son derece emniyetlidir' ifadelerini kullandı.

escort bursa escort mersin escort bursa eskisehir escort bursa escort, kayseri escort izmit escort, escort bursa, kocaeli escort, Google kırklareli escort kutahya escort