Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
İlkSite.Org Sesli Chat Sesli Sohbet SitesiİlkSite.Org Görüntülü Sesli Chat Kameralı Sesli Sohbet

Etiket: İçişleri Bakanlığı

15 Yaşında Zorla Evlendirilen Rubie: Hamile Kalmam İçin Her Gece Tecavüze Uğruyordum

İngiltere’de 2014 yılında suç haline getirilmesine karşın halen devam eden zorla evlendirme uygulamalarının nasıl sona erdirebileceği tartışılıyor.

İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ SESSİZ KALIYOR

Son dört yıl içinde kızını ya da bir akrabasını zorla evlendirdiği için hüküm giyenlerin sayısı yalnızca dört. Bununla birlikte Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın birlikte kurduğu ekibin sadece bu yıl içerisinde destek verdiği vaka sayısı ise 1000’in üzerinde. İnsan hakları örgütleri, zorla evlendirmenin suç haline getirilmesinin ‘güçlü bir mesaj’ verdiğini ancak kurbanların ailelerine zarar verebileceği gerekçesiyle sessiz kalmaya zorladığını savunuyor.

‘ORADA 6 HAFTA KALACAĞIMIZ SÖYLENMİŞTİ’

İngiliz hükümetine göre ise bu sorunun çözümü kurbanların korkmadan, seslerini çıkartmalarından geçiyor. 35 yaşındaki Rubie Marie, zorla evlendirme kurbanlarından birisi. Galler’in güneyinde doğan Marie, 1998 yılında, henüz 15 yaşındayken tatil kisvesi altında ailesinin memleketi Bangladeş’e götürülmüş: ‘Orada altı hafta kalacağımız söylenmişti. Ancak bu süre önce iki aya çıktı, sonra üç, en sonunda da altı aya kadar uzadı. Evimi özlemiştim.

 

‘ARKADAŞLARIMI GÖRMEK İSTİYORDUM’

Babama eve dönmek istediğimi söyledim. Okuluma dönmek, arkadaşlarımı görmek istiyordum. Ancak babam ‘uçak bileti çok pahalı, gelmişken kalalım’ dedi. Bu, işin bahanesiydi tabi ki. Gerçek niyetini, yani beni evlendirmeyi bu bahanenin arkasına sığınarak gizliyordu.’

‘RUBİE’Yİ EVLENDİRSEK FENA MI OLUR?’

Marie, bir gün ailecek yemek yerlerken, babasının da gelip masaya oturduğunu ve ansızın ortaya ‘Rubie’yi evlendirsek fena mı olur’ diye sorduğunu anlatıyor: ‘Çok üzülmüştüm. Daha bir çocuktum ve sinir krizi geçirdim. Tabağımı alıp yere fırlattım. Sağa sola tekme atmaya, kapıları yumruklamaya başladım. Çığlıklar atarak ve bağırarak odama gittim. Bu cümleyi nasıl hazmedeceğimi bilemiyordum.

‘BİLMEDİĞİM, YABANCISI OLDUĞUM BİR ÜLKEDEYDİM’

Beni açık artırmaya çıkardılar. Amcam benim için teklifleri toplamaya başladı. Çok ama çok korkunçtu. Bana köle muamelesi yapıyorlardı. Bilmediğim, tamamen yabancısı olduğum bir ülkedeydim. Nereye gidebilirdim, kime koşabilirdim bilmiyorum. Telefonun bile nerede olduğunu bilmiyordum.’

 

‘NE GEREKİYORSA YAPMAYA KARAR VERDİM’

Sonunda Marie’nin 30 yaşında bir adamla evlendirilmesine karar verilmiş. Nişanda Marie’yi süslemişler. Nişan için eve gelenler, ‘gelinin ne kadar güzel olduğunu görmek için’ Marie’nin olduğu odaya geliyorlarmış, kendi aralarında yorum yapıyorlarmış: ‘Bense sadece orada oturmuş, ‘ben onlar için bir objeyim’ diye düşünüyordum. O andan itibaren yapmam gerekeni yapmaya başladım. Eve dönmek istiyordum ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya karar verdim.’

‘HAMİLE KALMAM İÇİN HER GECE TECAVÜZE UĞRUYORDUM’

Marie, evlendikten sonra kocasının İngiltere’ye gelebilmek için vakit geçirmeden çocuk sahibi olmak istediğini anlatıyor: ‘Hamile kalmam için aşağı yukarı her gün tecavüze uğruyordum. Kocamın planı benden bir çocuk sahibi olup onu kullanarak İngiltere’ye gelmekti. Bunu istiyordu.’

ÇOCUĞUNU DOĞURMAK İÇİN GELDİĞİ GALLER’DE KAÇTI

Marie sonunda hamile kalmış ve çocuğunu doğurmak için Galler’e geri gelmiş. Çocuğunu doğurur doğurmaz da kaçmış: ‘Evden kaçtığım için ailem namuslarının lekelendiğini düşünüyor. Beni çok uzun süre evlatlıktan reddettiler.’

ŞİMDİLERDE GENÇLERİ BİLİNÇLENDİRİYOR

Marie, bugün zorla evlilikler konusunda gençleri bilinçlendirmeyi amaçlayan çalışmalar yapıyor: ‘Dünyayı geziyor ve gençlere tünelin sonunda ışık olduğunu söylüyorum. Bunun dünyanın sonu olmadığını, mevcut durumdan çıkış yolları bulabileceklerini anlatıyorum.’

Almanya ve Avusturya ‘Bozkurt ve Rabia’ İşaretini Yasaklamaya Hazırlanıyor

Alman Bild gazetesinin haberinde Avusturya'nın da 'Bozkurt ve Rabia' işaretini yasaklamak için çalışma içinde olduğu ve bu işaretleri yapanlara para cezası öngören bir tasarı hazırlığı içerisinde olduğunu duyurdu. Almanya'da da bu sembollerin yasaklanmasını isteyen siyasiler, açıklamalarda bulunarak Avusturya'da başlatılan yasakların Almanya'da da olmasını istedi.

MİLLİYETÇİ SEMBOLLERE YASAK

Bozkurt ve Rabia işaretlerinin ve selamlamanın yasaklanması için Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin iç politika sözcüsü Christoph de Vries, 'aşırı milliyetçi bozkurtların ve onların kullandıkları sembol ve işaretlerin' yasaklanması çağrısı yaptı. Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanvekili Sevim Dağdelen de, 'Almanya'daki en büyük aşırı sağcı ve anayasa düşmanı örgütlerden biri olan bozkurtların işareti pekala Hitler selamıyla kıyaslanabilir; dolayısıyla derhal yasaklanmalıdır' diye konuştu.

4 PİN EURO PARA CEZASI

Irkçı ve yabancı düşmanı söylemleri ile bilinen hükümet ortağı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) lideri Heinz Christian Strache, dini sembollere karşı olmadıklarını ve sadece ülkenin değerlerine ters düşen sembollerin yasaklanmasını istediklerini belirtirken, Avusturya İçişleri Bakanlığı yasaklanması planlanan semboller ve arasında PKK, Müslüman Kardeşler ve Hamas gibi örgütlerin sembollerinin yanı sıra Bozkurt ve Rabia işaretinin de kullananlara 4 bin Euro'ya varan para cezası uygulanmasının planlandığı ifade edildi.

ALMAN MEDYASI ERDOĞAN'IN ZİYARETİNİ KONUŞUYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son Almanya ziyaretinde Cumhurbaşkanı'nın Berlin'de kendisini karşılamaya gelerek sevgi gösterisinde bulunanlara Rabia selamı ile selamlaması, ve Köln kentindeki ziyaretinde vatandaşlarımızın Cumhurbaşkanını Bozkurt ve Rabia işaretiyle selamlaması Alman medyasında geniş yer bulmuştu.

 

Rusya Devlet Başkanı Putin, 15 Generali Görevden Aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İçişleri Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı, Federal Cezaevi Servisi ve Soruşturma Komitesinde çalışan 15 generali görevden aldı.

PUTİN, 15 GENERALİN GÖREVİNE SON VERDİ

Putin’in imzaladığı ve Devlet Yasal Bilgi Sistemi’nin internet sayfasında yayımlanan kararnameyle ülkenin farklı bölgelerinde İçişleri Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı, Federal Cezaevi Servisi ve Soruşturma Komitesinde yöneticilik yapan general rütbesindeki 15 kişinin görevine son verildi.

Ayrıca kararname ile Acil Durumlar Bakan Yardımcısı Vladlen Aksenov da görevinden alındı. Generallerin görevden alınma sebebi ile ilgili açıklama yapılmadı.

Ahmedinejad’ın Trump’a Yaptığı ‘Yeşil Kart’ Çağrısı, İran’da Gündem oldu

İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Sayın Trump, İran hükümet yetkililerinin yakınlarından Yeşil Kart sahibi olanların isimleri ve ABD’deki banka hesaplarının listesini yayımlayın’ ifadelerini kullandı. Ahmedinejad’ın bu çağrısı ülkesinde büyük yankı uyandırdı.

İKİ YARDIMCISI HALEN TUTUKLU

Ahmedinajad daha önce de Ayetullah Sadık Laricani’nin başkanlığını yaptığı Yargı Erki yetkililerini yolsuzluk yapmakla suçlamış, bunun üzerine İran medyasında hükümet yetkililerine yakın bazı kişilerin ülke dışına döviz kaçırdığına yönelik iddialar gündeme gelmişti. Son yıllarda İran hükümetini hedef alan açıklamalar yapmaktan geri durmayan Ahmedinejad’ın iki yardımcısı Hamid Bakayi ile İsfendiyar Rahim Meşai yolsuzluk suçlamasıyla halen tutuklu durumda.

PROTESTO İÇİN GÖSTERİ İZNİ TALEP ETTİ

İki gün önce Ahmedinejad ve kendisine yakın isimler, İçişleri Bakanlığı’na başvurarak ülkedeki durumu protesto etmek için gösteri izni istemişti. Ahmedinejad’ın izin talebine henüz yanıt verilmedi.

HAYAT PAHALILIĞI PROTESTOLARI

Öte yandan İran’ın orta kesimindeki İsfahan kentinde ekonomik sorunları protesto gösterileri devam ediyor. Bazı esnaf ve kamyoncuların da destek verdiği eylemlere polis müdahelede bulunuyor. Dün İsfahan’da başlayan gösteriler Kereç kentine sıçramıştı.

25 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ

İran’ın Meşhed kentinde aralık ayında ekonomik sorunlar sebebiyle başlayan, ardından İsfahan’ın da aralarında bulunduğu birçok kente yayılan gösterilerde 25 kişi hayatını kaybetmişti.

İçişleri Bakanlığı, Organize Suçlarla Gündeme Gelen ‘Almanyalı Osmanlılar Derneği’ni Yasakladı!

Almanya, ‘Almanyalı Osmanlılar’ çetesinin faaliyetlerine yasak getirdi. İçişleri Bakanlığı açıklamasında hukukun üstünlüğüne vurgu yapıldı ve buna uymayanların hoşgörü beklememesi gerektiği ifade edildi.

ALMANYA’DA ‘ALMANYALI OSMANLILAR DERNEĞİ’Nİ YASAKLADI

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, ‘Almanyalı Osmanlılar’ (Osmanen Germania) çetesinin tüm faaliyetlerine yasak getirildiğini açıkladı.

‘KAMUYA CİDDİ ŞEKİLDE TEHLİKE TEŞKİL EDİYOR’

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Almanyalı Osmanlılar’ın ‘bireysel haklar ve kamuya ciddi bir tehlike teşkil ettiği’ vurgusu yapıldı.

Yasağın organize suçla mücadele kapsamında getirildiği belirtilen açıklamada ‘Tabii ki bu yasak, üyeleri ciddi suçlar işleyen Almanyalı Osmanlılar gibi motorcu grupları da kapsıyor. Hukukun üstünlüğünü göz ardı edenler bizden hoşgörü beklememeli’ ifadeleri kullanıldı.

Ortadoğu’nun Dengelerini Değiştirecek Gelişme! Direniş’e Vefa ittifakı Zafer Kazandı

Lübnan’da dün düzenlenen seçimlerde ABD ve İsrail’in uluslararası platformda terörist örgüt olarak tanımladığı Hizbullah ve müttefiklerinin oluşturduğu Direniş’e Vefa ittifakı zafer kazandı. Lübnan İçişleri Bakanlığı, 9 yıl aradan sonra gerçekleştirilen genel seçimlere katılım oranını yüzde 49,2 olarak açıkladı.

HARİRİ’NİN PARTİSİ AĞIR YENİLGİ ALDI

El Meyadin televizyonunun haberine bugün yapılan Lübnan seçimlerinde Hizbullah ve müttefikleri büyük bir zafer kazanırken, Başbakan Saad Hariri’nin liderlik ettiği el-Mustakbel partisi ağır bir yenilgi aldı.

DİRENİŞ’E VEFA VE EMEL, ZAFER KUTLAMALARI YAPIYOR

İlk sonuçların ardından Direniş’e vefa ve Emel taraftarlarının uzun araç konvoyları oluşturarak zafer kutlamaları yaptığı bildirildi.

9 YIL SONRA İLK SEÇİM YAPILDI

Lübnan’da en son 2009’da genel seçimler yapılmış, Suriye krizinin yarattığı güvenlik sorunları nedeniyle aradan geçen 9 yıla rağmen seçim yapılamamıştı.

SEÇİME KATILIM YÜZDE 49’DA KALDI

Seçimler başlamadan önce 15 seçim bölgesinde yapılacak seçimlerde seçmen yeterliliğine sahip 3 milyon 700 bin kişinin oy kullanacağı açıklanmıştı; ancak Lübnan İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre katılım yüzde 49’da kaldı.

HİZBULLAH’IN ADAY GÖSTERDİĞİ 13 KİŞİ MECLİSE GİRDİ

Lübnan parlamentosundaki 128 sandalye için 597 adayın yarıştığı seçimlerde ulaşan ilk haberlere göre Hizbullah’ın aday gösterdiği 13 kişinin tamamı meclise girdi.

DIŞİŞLERİ: MEMNUNİYET VERİCİ

Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’da 9 yıl aradan sonra yapılan genel seçimlerin sükunet içinde tamamlanmış olmasının memnuniyet verici olduğunu açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Lübnan’da 9 yıl aradan sonra bugün yapılan genel seçimlerin sükunet içinde tamamlanmış olmasından duyulan memnuniyet belirtilerek, ‘Seçim sonuçlarının, Lübnan’ın toplumsal barış, huzur ve istikrarına katkıda bulunmasını; Lübnan halkını kucaklayan bir hükümetin en yakın zamanda kurulmasını temenni ediyoruz. Lübnan’ın egemenlik ve bağımsızlığı ile güvenlik ve istikrarına büyük önem atfeden Türkiye, dost ve kardeş Lübnan halkını ve Hükümetini her alanda desteklemeyi sürdürecektir’ denildi.

BM’den Uyarı Geldiği Saatlerde İsrail Gazze’yi Vurdu

Birleşmiş Milletler (BM) İsrail’e Gazze- İsrail sınırında Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü gösterileri düzenleyen Filistinlilere karşı aşırı güç kullanmaması yönünde çağrıda bulundu.

‘ÖLÜMCÜL GÜÇ KULLANMA VAKALARINA TANIK OLUYORUZ’

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR ) üyesi Zeid Ra’ad Al Hussein geçen ay boyunca 40’ı aşkın Filistinli öldüğünü ve 5 bin 500’den fazla insanın yaralandığına dikkat çekerek, ‘Her hafta, silahsız göstericilere karşı ölümcül güç kullanma vakalarına tanık oluyoruz’ dedi.

İSRAİL, SİLAHSIZ SİVİLLERİ VURUYOR

BM ve uluslararası kuruluşların uyarılarına rağmen durumun değişmediğine dikkat çeken Zeid Ra’ad Al Hussein, gösterilerde hayatlarını kaybedenlerin silahsız siviller olduğuna vurguladı.

FİLİSTİN DENİZ POLİSİNE SALDIRI DÜZENLEDİ

Aynı saatlerde açıklama yapan Filistin İçişleri Bakanlığı, İsrail’e ait insansız bir hava aracının bugün Gazze’nin batısında Filistinli deniz polisine ait bir yere saldırı düzenlediği açıkladı. Bakanlık saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini onaylarken, olayda ölen ya da yaralanan olmadığını bildirdi. İsrail tarafından ise saldırı ile ilgili açıklama yapılmadı.

Diplomatik Krize Neden Olan Rus Generalin Cesedi Sahipsiz Kaldı

Ardahan’da 2017 yılının Nisan ayında bir inşaat kazısı sırasında bulunan tabut içindeki cesedin ilk etapta Rus General Vasiliy Geyman’a ait olduğu iddia edilmiş ve yapılan bilimsel araştırma sonrası Polonya asıllı Yarbay Karl Karloviç Rjepetski olduğu anlaşılmıştı. Fakat daha sonra ne Rus ne de Polonyalı yetkililer tarafından resmi talep olmayınca Rus Generalin naaşı sahipsiz kaldı.

DİPLOMATİK KRİZE NEDEN OLMUŞTU

Ardahan merkez Karagöl Mahallesindeki bir inşaat alanında temel kazısı sırasında üzerinde haç işareti olan bir tabuta rastlanması sonucu ortaya çıkan ve daha sonra Kars Müzesi’ne götürülerek koruma altına alınan Rus Generalin naaşı ilgili bugüne kadar henüz karar verilemedi. Türkiye ile Rusya ve Polonya arasında diplomatik krize de yol açan naaşın ne olacağı merak konusu.

SAHİP ÇIKAN YOK

Mezarın bulunduğu alanın sahibi Nurbay Yılmaz, Rus Generale kimsenin sahip çıkmadığını ve bugüne kadar yapılan yazışmalardan sonuç alamadığını söyledi.

MEZARI TARUMAR EDİLMİŞ

Yılmaz, ‘Bugüne kadar bütün birimlere dilekçe vermeme rağmen hiçbir birimden olumlu yanıt alamadım. Ne Rusya sahip çıkıyor ne de Polonya asıllı olduğu için Polonya sahip çıkıyor, ne de Türkiye sahip çıkıyor. Yaklaşık bir yıldır bu ceset Kars müzesinde depoda bekletiliyor. Şuraya gömeceğiz, buraya defnedeceğiz, şöyle olacak, böyle olacak deyip geçiştiriyorlar ama hiçbir ülke buna sahip çıkmıyor. Cesedin bulunduğu alanı da defineciler tarumar etmişler ve kışın da burada köpekler yuva yapmıştı ve köpekler kalıyordu. Bir Generalin mezarında köpekler mi barındırılır, böyle bir şey var mı? Bu nasıl bir Rusya, nasıl bir ülke ve nasıl bir anlaşma. Yani bir ülke Generaline sahip çıkmıyor ise o ülke de hiçbir şey yoktur demektir’ dedi.

ARAZİNİN SAHİBİ DEVLETTEN DURUMA EL ATMASINI İSTİYOR

Yaklaşık bir yıl önce kendilerine ait inşaat alanına devlet tarafından el konulduğunu söyleyen inşaat sahibi Nurbay Yılmaz, inşaat alanında toprak kaymalarının meydana geldiğini ve bunun sonucunda da çevrede bulunan binaların zarar gördüğünü söyleyerek, ’25 Nisan 2017 yılında inşaat kazısına başladık. İnşaat kazısı esnasında talihsiz bir şekilde bu Rus Generalin cesedi burada çıktı. Rus Generalin cesedinin burada çıkmasıyla inşaat kazısı durduruldu ve İçişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı tarafından Devlet buraya el koydu. O günden bu güne aradan bir yıl geçti ve bu bir yıl süre içerisinde hiçbir kurum burayla ilgilenmedi. ve burayla ilgili henüz bir karar verilemedi. Burası bir yerleşim alanı ve çevresinde binalar var. Yağmur yağması sonucu zamanla toprak kayması meydana geliyor ve çevredeki binaların temellerine ve inşaat alanının yanından geçen yola da zarar veriyor.

‘SORUMLULUK KABUL ETMİYORUM’

Yılmaz sözlerine şöyle devam etti, ‘Toprak kayması sonucu etraftaki istinat duvarları da yıkılmış ve ilerleyen günlerde burada meydana gelecek bir tehlike ve riskten dolayı da yetkilileri suçlayacağım ve bunun sorumluluğunu da kabul etmiyorum. Bir an önce burayı alarak kamulaştırsınlar ya da bizim yerimizi bize bıraksınlar ve biz işimizi yapalım.’

İngiltere’de Süresiz Oturma Hakkının Kaldırmasına Neden Olan Aile: Bize Linç Kampanyası Başlattılar

İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın Ankara Anlaşması çerçevesinde Türk vatandaşlarına verdiği süresiz oturma hakkını kaldırmasına neden olan Türk aileye, ulaşıldı. İngiltere ile davalık olan Aydoğdu ailesinden Mustafa Aydoğdu, ‘Ailemle birlikte Londra’da yaşıyoruz. Olayın iç yüzü anlatılanlar gibi değil. Bize karşı bir linç kampanyası var.’ dedi.

İNGİLTERE, TÜRKLER’E SÜRESİZ OTURUM İZNİNİ KALDIRMIŞTI

İngiltere İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere’de kendi işini kurmuş Türk vatandaşlarının süresiz oturum hakkını kaldırdığını duyurmuştu.

Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre İngiltere, kararının gerekçesini süresiz oturum için yaptığı başvuru reddedilen Türk vatandaşı Hacer Aydoğdu ile 2 yaşındaki oğlunun itirazları üzerine başlayan yargı sürecinin sonucuna bağlı olduğunu söylemişti.

ANKARA ANLAŞMASI’NA GÖRE HAREKET EDİLMEYECEĞİ DUYURULDU

Bakanlığın internet sitesinde yer alan değişikliğe ilişkin verilen bilgi notunda, Ankara Anlaşması olarak bilinen anlaşma kapsamındaki süresiz oturum izni başvurularının artık kabul edilmeyeceği bildirilmişti. Bunun yerine 3 yıllık oturum vizesi verilecek.

SÜRESİZ OTURUM İZNİNİN ŞARTLARI DEĞİŞTİ

Ancak son durum süresiz oturum başvurularının tamamen sonlandırıldığı anlamına da gelmiyor. Yeni kararla birlikte süresiz oturum vizesi için bekleme süresi 5 yıla çıkacak. Daha önce bu süre 3 yıl 11 aydı. Başvuru şartları arasında İngilizce dil yeterliliği, İngiltere’de yaşam testini geçme şartının yanı sıra belli bir ücrete de tabi tutulmak da yer alacak.

BİR AİLENİN AÇTIĞI DAVADAN BÜTÜN TÜRK VATANDAŞLARI ETKİLENDİ

Bu karar, Ankara Anlaşması ile İngiltere’de yaşayan binlerce Türk vatandaşını ilgilendiriyordu. Türk vatandaşları arasında tedirginliğe neden olan bu kararın ardından, Aydoğdu ailesi hakkında kamuoyunda linç kampanyası başlatıldı.

‘BİZE KARŞI LİNÇ KAMPANYASI VAR’

Aydoğdu ailesinden Mustafa Aydoğdu, ‘Şu aşamada konuşmak istemiyoruz ama olayın iç yüzü anlatılanlar gibi değil. Ailemle birlikte Londra’da yaşıyoruz. Bize karşı bir linç kampanyası var. Avukatımız aracılığıyla gelişmeleri takip ediyoruz. Gerekli bütün yasal haklarımızı kullanacağız. Şimdilik sadece bunları söylemek istiyorum’ dedi.

AYDOĞDU DAVASINDA NE OLMUŞTU?

Hacer Aydoğdu’nun süresiz oturum başvurusu 23 Eylül 2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilmişti. Eşi İngiltere’de süresiz oturum hakkı alan Aydoğdu’nun aile üyesi olarak aynı amaçla yaptığı başvurunun reddine gerekçe olarak, İngiltere’de eşi ile en az iki sene yaşamış olmaması gösterilmişti.

Bakanlık kararının iptali için Yüksek Mahkemeye başvuran Aydoğdu, davayı geçen yıl kazanmıştı. Ancak mahkeme kararda, Ankara Anlaşması ile ilgili bazı yorumlara yer vermişti. Mahkeme kararında Türk vatandaşları ile aile üyelerinin başvurularının Ankara Anlaşması kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşü yer almıştı.

(Kaynak: Milliyet)

Müslim’in İadesinden Korkan Terör Yandaşları Çekya’da Sokağa Döküldü

Terör örgütü PYD’nin elebaşı Salih Müslim, yakalandığı Çekya’nın başkenti Prag’da bugün mahkemeye çıkarılacak. Bunu protesto eden bir grup ellerinde PKK ve YPG paçavraları ile, Çekya İçişleri Bakanlığı önünde gösteri yaptı.

KARAR MERAKLA BEKLENİYOR

Müslim’in iadesinden korkan terör yandaşları, Çekya İçişleri Bakanlığı önünde ellerinde paçavralarla gösteri yaptı. Çekya’nın bugün vereceği karar merakla bekleniyor.

TAKAS İDDİALARI YALANLADI

Çek medyası, Türkiye ile Çekya’nın takas konusunda görüştüğünü, Müslim’e karşılık Türkiye’de tutuklu bulunan iki Çekya vatandaşının iade edileceğini iddia etmişti. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yaptığı açıklama ile bu iddiaların asılsız olduğunu söyledi.