İlkSite.Org Sesli Chat Sesli Sohbet SitesiİlkSite.Org Görüntülü Sesli Chat Kameralı Sesli Sohbet
istanbul organizasyon gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep organizasyon, gaziantep evden eve taşımacılık, evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşımacılık, evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep evden eve taşıma, gaziantep asansörlü taşıma, gaziantep evden eve taşımacılık, gaziantep organizasyon, gaziantep organizasyon, gaziantep organizasyon, gaziantep organizasyon, gaziantep organizasyon, gaziantep organizasyon, gaziantep palyaço

Alexa Hileleri

Son dakika… ‘Kritik bir döneme giriyoruz’ diyen Fahrettin Koca’dan flaş açıklama: Salı günü müjde var

Sağlık BakanıFahrettinKoca, Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök#39;e konuştu. quot;Yazın dışarıdaydık tekrar evlere, kapalı mekânlara döneceğiz. İç temas çok daha fazla artacak. Yani kritik bir döneme giriyoruzquot; diyen Koca aşı çalışmalarıyla ilgili olarak da #39;Salı günü müjde var#39; dedi.

Son dakika... 'Kritik bir döneme giriyoruz' diyen Fahrettin Koca'dan flaş açıklama: Salı günü müjde var

  • DİKKAT ÇOK KRİTİK BİRKAÇ AY GELİYOR

Sohbete bir ldquo;son dakikardquo; haberi ile başladık.

Sayın Bakan, Almanya COVID Bilim Kurulu hükümeti uyarmış. Önümüzdeki günlerde virüsün kontrolsüz bir yayılma aşamasına geçebileceğini bildirmişler. Var mı böyle bir tehlike…

ldquo;Doğrudur çok kritik bir döneme giriyoruz. Çünkü yazın dışarıdaydık tekrar evlere, kapalı mekânlara döneceğiz. İç temas çok daha fazla artacak. Yani kritik bir döneme giriyoruz.rdquo;

Bizde de aynı kritik dönem söz konusu mu?

ldquo;E tabii biz de kapalı mekânlara gireceğiz. Bu nedenle bir artış potansiyeli söz konusu. Ama şurası kesin biz daha avantajlı bir durumdayız.rdquo;

Neden biz avantajlıyız, Avrupa değil?

ldquo;Avruparsquo;nın olaya yaklaşımı ile bizimki arasında köklü bir fark var. Onlar pozitif olan kişinin temas ettiği insanlarla ilgili tarama yapmıyor, onu izole etmiyor. Bunu izole etmediği için, sürekli o bulaştırıcılık devam etmiş oluyor.rdquo;

Ya biz?

ldquo;Bize birvakageldi mi, hemen kimle temastaymış tespit ediyoruz. Semptom olsun olmasın temas ettiği o kişiyi de, ister pozitif olsun ister negatif karantinaya alıyoruz. O yüzden yayılmasını daha iyi kontrol edebiliyoruz.rdquo;

2) BİZ BU ZAFER SELFİErsquo;SİNİ NE ZAMAN ÇEKTİRECEĞİZ

Dün ben Yeni Zelanda Başbakanırsquo;nın fotoğrafını gördüm, o yüzden sizinle bir selfie çektirdim. Vatandaşlarla selfie çektiriyor, demiş ki, biz Yeni Zelanda olarak COVID olayını ikincisinde atlattık. Bu iş burada bitti. Peki, biz ne zaman böyle bir selfie çektireceğiz, tahminen bu ne zaman bitecek?

ldquo;Özellikle önümüzdeki ayla, aşının devreye girmesiyle birlikte giderek azalacağına, daha kontrollü bir dönemin olacağına inanıyorum. Yani vatandaşımızın özellikle tedbirlere hassasiyetle uyması, bu önümüzdeki 3-4 ayı atlatmamız için son derece önemli. Bu 3-4 ayda da hassasiyetle tedbirlere uymak ve şu 3-4 aylık zaman diliminde de muhtemelen yıl sonu en geç ocak, şubat ayında aşı yaygınlığıyla birlikte bu selfiersquo;yi daha kolay çekmiş olacağız.rdquo;

44 gönüllü kahramanla bu salı düşmana saldırıyoruz

3) ÖNCEKİ CUMARTESİ GİZLİCE BİR BAŞLADIK

O zaman hepimizin beklediği aşıya gelelim. Bu aşı ne zaman gelecek?

ldquo;Şu an dünyada faz 3 aşamasına gelmiş birçok aşı var. Tabii bu arada bizim aşı çalışmamız da epey ileri bir aşamaya geldi.rdquo;

Birçok insan şöyle düşünüyor: Dünyanın en gelişmiş ülkeleri bulamamış, biz mi bulacağız aşıyı?

ldquo;Öyle düşünenlere bu salı günü bir sürprizimiz olacak.rdquo;

Ne sürprizi?

ldquo;Bu salı günü çok önemli bir gün. Çünkü o gün Türkiyersquo;de, insan üzerine uygulanacak ilk aşının 1000 dozluk üretimi tamamlanacak.rdquo;

Ama daha önce de lsquo;Türkiyersquo;de aşı bulundursquo; gibihaberlerçıkmıştı. Bu da öyle bir şey mi?

ldquo;Hayır daha önce laboratuvarda geliştirildiği haberleri çıktı. Ama laboratuvarda geliştirdiğinizde başlayamıyorsunuz. Üretimin olması gerekiyor. Üretim 1 hafta önce, önceki cumartesi başladı, salı günü üretim bitmiş olacak.rdquo;

Yani Türkiyersquo;de ilk defa insana uygulanacak?

ldquo;Evet aşı o gün hazır olacak ve uygulamaya başlanacak.rdquo;

4) 44 GÖNÜLLÜ 5 GÜNLÜK KARANTİNAYA GİRİYOR

Kime uygulanacak bu aşı? Var mı böyle üzerinde denenmeyi kabul eden insan?

SON DAKİKA Galatasaray’dan transfer eleştirilerine cevap!

Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, transfer döneminin tamamlanmasının ardından açıklamalarda bulundu.

GalatasarayKadın ve Erkek Voleybol Takımları için yapılan sponsorluk anlaşmasının basın lansmanı kapsamında Galatasaray Başkan YardımcısıYusuf Günayaçıklamalarda bulundu.

Yusuf Günay#39;ın açıklamaları şu şekilde;

Bugün HDI Sigorta ile uzun süredir devam eden iş birliğimizi kapsamını genişleterek erkek ve kadın voleybol takımlarımızın ismini Galatasaray HDI Sigorta olarak kararlaştırdı. Pandemi döneminin verdiği olumsuz etkiler göz önünde bulundurulursa bu sponsorlu kulübümüz için çok önemli. Umuyorum ki geçen sezon yarı finale kaldığımız ve sonrasında iptal edilen Avrupa kupasını velig kupalarını müzemize getiririz. Takımlarımız bunun için çalışma içerisinde. Sezon sonunda umarız ki kupaların kutlamasını hep birlikte yaparız.

Koronavirüsün beklenmedik yararlı bir özelliği keşfedildi: Acıyı uyuşturuyo

ABD#39;li bilim insanlarının, yeni tip koronavirüsün beklenmedik bir özelliğini keşfettikleri, buluşa göre Kovid-19#39;un acıyı quot;uyuşturmaquot; yeteneğine sahip olduğu bildirildi.

Çin#39;inHubeieyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgınının beklenmedik yararlı bir özelliği keşfedildi. ABD#39;li bilim insanları, koronavirüsün acıyı quot;uyuşturmaquot; özelliğine sahip olduğunu bildirdi.

Pain dergisinde yayınlanan verilere göre yeni tip koronavirüsün acıyı quot;uyuşturmaquot; özelliği bulunuyor. Araştırmacılar, quot;anesteziquot; etkisinin koronavirüsün insan hücrelerine nüfuz etmesini sağlayan S-proteininin ACE2 reseptörü ve diğer maddelerle birleşmesi ile elde edildiğini ifade ediyor.

KORONAVİRÜSÜN SEMPTOMSUZ SEYRİNİN OLASI NEDENİ KEŞFEDİLDİ

Araştırmaya göre acı hislerinden sorumlu olan sinyallerin bozulma durumu, Neuropilin 1 (proteini) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü olan sinyal proteini VEGF-A#39;nın katılımıyla ortaya çıkıyor.

Bilim insanları böylelikle, hasta kişinin aslında sağlık durumunda herhangi bir bozulma fark etmediği Kovid-19#39;un semptomsuz seyrinin olası nedenini keşfetmiş oldu.

ANESTEZİ UZMANLARI İÇİN YARARLI OLABİLİR

Araştırmacılar, özellikleri anestezi uzmanları için yararlı olabileceğinden, Neuropilin 1#39;in özelliklerini daha ayrıntılı bir şekilde incelemeyi planlıyor.

Bayılma kalp hastalığı habercisi olabilir

Bayılma kalp hastalığı habercisi olabilir

Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Egemen Duygu, “Beynin kan akımının ya da oksijenlenmesinin geçici olarak azalması sonucu gelişen ve geçici şuur ile duruş kaybı olarak tanımlanan bayılma bir hastalık değil, altta yatan bir nedenin görünen yüzü. Çoğu sinirsel kaynaklı olsa da, bayılma aynı zamanda hastalık habercisi” dedi.

Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Egemen Duygu, beynin kan akımının ya da oksijenlenmesinin geçici olarak azalması sonucu gelişen ve geçici şuur ile duruş kaybı olarak tanımlanan bayılmanın bir hastalık değil, altta yatan bir nedenin görünen yüzü olduğunu, çoğu sinirsel kaynaklı olsa da, bayılmanın aynı zamanda hastalık habercisi de olabileceğini kaydetti. Uzm Dr. Duygu açıklamasında, bayılmanın ciddi kalp hastalıklarından da kaynaklanabileceği uyarısında bulunarak, “Örneğin bazı kalp hastalıkları sadece tekrar eden bayılma ataklarıyla sinyal verebiliyor. Bu durumda mutlaka kalp kontrolü yaptırmak yaşamsal önem taşıyor” ifadelerine yer verdi.

Kalbin normal atış ritmini ve düzenini kaybettiği durumları aritmi, bir başka deyişle ‘ritim bozukluğu’ olarak adlandıran Kardiyoloji Uzmanı Duygu, ritim problemlerinin bayılmanın sık görülen nedenleri arasında yer aldığını belirterek, “Özellikle normalden çok yavaş ya da tam tersi olarak çok hızlı çalışan bir kalp normal kan basıncını koruyamıyor ve bu nedenle beyin akımı da bozulabiliyor. Bunun sonucunda da bayılma gerçekleşiyor” açıklamasında bulundu.

“Kalp kası hastalıkları da bayılmalara yol açabiliyor”
Kalp kapak hastalıklarının da bayılma ile kendini belli edebildiğine değinen Uzm Dr. Duygu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Doğumsal nedenler, çocuklukta geçirilen ateşli romatizmal hastalık ve bağ dokusu hastalığı sonucu kalp kapak hastalıkları gelişebiliyor. Bunların yanı sıra yaşa bağlı olarak da kapaklarda dejenerasyon olabiliyor. Özellikle aort kapak darlığında kan akımının engellenmesi nedeniyle beyin kanlanması azalabiliyor ve bunun sonucunda bayılma gelişebiliyor. Bu durum genellikle kapak hastalığının ileri derecede olduğuna işaret ediyor. Nasıl tedavi ediliyor? Kalp kapak ameliyatı ile hasta sağlığına kavuşabiliyor.
Hipertrofik kardiyomiyopati ( kalp kasının normale göre aşırı derecede kalınlaşması ile karakterize olan kalp kası hastalığı), dilate kardiyomiyopati (nedeni tam olarak bilinmeyen, ancak kalp kaslarının zamanla zayıflamasına ve kalp boşluklarının genişlemesine yol açan bir durum) ve aritmojenik sağ ventrikül displazisi olarak bilinen (daha çok kalbin sağ karıncığının etkilendiği ve genellikle ölümcül aritmilere neden olabilen hastalık) hastalıklar bu grup içinde çoğunluğu oluşturuyor. Kalp kası hastalıkları da bayılmalara yol açabiliyor. Özellikle ritim bozukluğu ya da kalp içinde çıkış yolu tıkanmalarıyla ilgili olabiliyor. İlaç tedavisi ya da özellikli kalp pilleri ile bayılma önlenebiliyor. Böyle durumlarda kullanılan kalp pilleri iki farklı şekilde çalışıyor. İlk olarak özellikle kalp hızının yavaşlamasına bağlı olarak devreye giren piller söz konusu. Bu piller otomatik olarak kalp hızının yavaşladığını tespit ediyor ve gerektiği zaman vücudun fizyolojik ihtiyacı hızında devreye giriyor. Diğer pil grubu ise otomatik defibfilatörler oluyor. Diğer cihazlara kıyasla daha büyük olan bu cihazlar ölümcül ritim bozukluğunu (ventriküler fibrilasyon ya da ventriküler taşikardi gibi) tespit ederek şok verme yoluyla ritim bozukluğunu düzeltiyor.”

Onur Emre Durak

Giresun’da etkili yağış

Giresun’da etkili yağış

Giresun’un Görele ilçesine bağlı Çavuşlu beldesinde dün gece etkili olan şiddetli yağış su baskınlarına ve taşkınlara neden oldu Sabah saatlerinde belde merkezinden suların çekilmesi ile temizleme çalışmaları başlatıldı.

Görele Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş sosyal medya hesabından yaşanan şiddetli yağış ile ilgili yaptığı paylaşımda, “Dün gece özellikle Görele-Çavuşlu istikametinde meydana gelen aşırı yağış sonucu, Çavuşlu Beldemiz ve Aralıkoz, Çatak, Yalıköy ve Eserli gibi bazı sahil köylerimizde heyelan ve su baskını olayları meydana geldi. Gerekli tespitleri yaptık, yol açma ve temizleme çalışmaları başladı” ifadelerini kullandı.

Bekir Öztürk

“Hava koşulları sertleşecek”

“Hava koşulları sertleşecek”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının “Çevre ve Şehir Dergisi”nde yayımlanan makaleye göre, Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen ve dünyanın önde gelen iklim bilimcilerinin yer aldığı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) “Aşırı Hava Koşulları Özel Raporu”nu hazırladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının “Çevre ve Şehir Dergisi”nde yayımlanan makaleye göre, Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen ve dünyanın önde gelen iklim bilimcilerinin yer aldığı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) “Aşırı Hava Koşulları Özel Raporu”nu hazırladı.

220 bilim adamı tarafından 2 yılda tamamlanan rapora göre, iklim değişikliğinin artan etkisiyle gerçekleşecek şiddetli yağmurlar, sert fırtınalar ve kuvvetli kuraklıklar, önümüzdeki yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alacak.

Rapora göre, yükselen deniz seviyesi, kıyı şeritlerinin hassasiyetini arttıracak ve oluşan “aşırı hava koşulları” ise bir çok yerel ekonomiyi zarara uğratıp milyonlarca insanın hayatını etkileyecek.Raporda özellikle coğrafi konumları gereği iklim değişikliğinden en çok etkilenecek gelişmekte olanülkelere uyarılar da yer alıyor.

Tüm insanoğlunu etkileyecek

IPCC’nin eş başkanı Chris Field, raporu değerlendirirken, “Hava koşulları şimdiden değişmeye başladı ve gelecekte de değişmeye devam edecek. Son yıllarda yaşanan afetlerin şiddetinden zaten bunu anlayabiliyoruz. Eğer yeterli önlemler alınırsa afetlerin ekonomiye ve canlılara olan etkisi büyük ölçüde azalır. Afetlerde gereğinden fazla can ve ekonomik değer kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.Field, iklim değişikliğinin halihazırda dünyanın birçok yerini sıcaklık dalgaları, kuraklık ve seller gibi sık ve şiddetli hava olayları ile etkilediğini belirtti.

Sel riski artacak, kuraklıklar şiddetini arttıracak

Raporda verilen bilimsel modellere göre ise, yüzde 90 ve yüzde 100 gibi bir oran ile ısı dönemleri ve sıcaklık dalgaları karasal alanlarda daha uzun, sıkve yoğun bir biçimde gerçekleşecek. Yani, 20 yılda bir yaşanan rekor sıcaklıklar artık her yıl yaşanacak. Bunun, sıcaklık değişimlerine hassas olan yaşlılar veçocuklar için ciddi bir etkisi olacak.

Raporda dikkat çeken diğer noktalar ise şöyle:

– Aşırı yoğunlaşma ve metrekareye düşen yağış miktarı 21. yüzyıldadünyanın her yerinde artacak. Özellikle yüksek enlemli ve tropik bölgelerde kışaylarında bu oranlar zirve noktalara ulaşacak. Yoğun yağış miktarları ve onabağlı fırtınalar da küresel ısınmanın etkisini arttıracak. Bir başka deyişle, 20 yılda bir gerçekleşen ani sağanaklar artık beş yıllık dönemlerde gerçekleşecek. Bu da dünyadaki sel riskini arttıracak.

– Dünyanın başka yerlerinde ise azalanyoğunlaşma ve artan su kaybı ile kuraklıklar şiddetini arttıracak. En hassas bölgeler ise Güney Avrupa ve Akdeniz bölgesi, Orta Avrupa, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Meksika, Kuzeydoğu Brezilya ve Güney Afrika olacak.

– Tropikal siklonların neden olduğu şiddetli yağışlar, sera gazı salınımlarının sebep olduğu ısınma nedeniyle artacak.

– Isı dalgalarındaki değişimler, buzulların erimesi ve kutuplarda bulunan donmuş kara parçalarındaki bozulma büyük olasılıkla yüksek dağlarda eğim değişikliklerine, büyük kütlelerin yer değiştirmesine ve buzul göllerinde taşkınlara neden olacak.

– 1979 ila 2004 yılları arasında geçen 25 yıllık süreçte doğal afetlerden ölümlerin yüzde 95’i gelişmekte olan ülkelerde yaşandı. Eğer daha sık ya da daha şiddetli felaketler yaşanırsa, dünyada yaşanılabilir olan bölgeler azalacak. Bu da beraberinde göçlerde bir artışı getirecek. Mercan adalar gibi sular altında kalma tehlikesi olan yerlerde pek çok kişinin göç etmek zorunda kalması olasılığı var. CNNTÜRK

Düzenli yapıldığında kalp krizi riskini en aza indiriyor

Düzenli yapıldığında kalp krizi riskini en aza indiriyor

Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü mezunu uzman masöz Nazik İnnice, düzenli masaj alımının masa başı ya da ayakta çalışanlar için boyun ve bel fıtığı riskini en aza indirebileceğini söyledi. Masöz İnnice, sağlıklı bir yaşam için kişilerin düzenli beslenme ve sporu yaşam tarzı haline getirmeleri gerektiğini belirtti.

Trakya Bölgesi’nde, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de masaj ve terapi salonları işletmeciliği yapan Masöz Nazik İnnice, dünyada çok yaygın olan ve Türkiye’de de aileler tarafından tercih edilmeye başlanan bebek ve çocuk masajının, sağlıklı bir vücuda sahip olmak için önemine dikkat çekti.

“Dünyada çok fazla çeşitlilik var”

Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü ve Niğde Sağlık Meslek Lisesi Laboratuar Bölümü mezunu olduğunu dile getiren fizyoterapist ve masöz Nazik İnnice, 3 yıldır da Trakya Bölgesi’nde masaj salonları işlettiğini belirterek, “Masaj konusunda Dünya’da özellikle çok fazla çeşit var. Türkiye’de ise 5-6 çeşit ile sınırlı kalabiliyor. Bunlar arasında en önemlilerinden lenf drenajı, klasik masaj, bali masajı, tai masajı, aroma terapi ya da bölgesel masajlarımız, benim gibi sağlık personellerinin işlettiği salonlarda da genellikle medikal masajı çok yaygın olarak uygulamasını yapıyoruz” dedi.

“Masaj, 7’den 70’e herkes için gerekli”

İnnice, düzenli masaj almanın vücut metabolizmasını da hızlandırdığına değinerek, “Toplumumuz da masaj ihtiyacı olan bebekte var, gençte var, 60 yaşında bir beyefendi de var, 80 yaşında bir hanımefendi de var. O yüzden 7’den 70’e masaj herkes için gerekli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Hayat kalitemizi yükseltmeliyiz”

Sağlıklı bir yaşam için düzenli beslenme, düzenli spor ve kişinin vücudunu iyi tanıması gerektiğine vurgu yapan Masöz Nazik İnnice, “15-16 yıl masa başı ya da ayakta çalışmış bir insanın şu anda boyun fıtığı ve bel fıtığı olmama ihtimali neredeyse sıfırlarda. Çünkü toplumumuz genel olarak spor yapmıyor, kendine bakmıyor, iyi beslenmiyor. Ve vücut otomatikman ufak tefek böyle tepkiler vermesi çok normal. O yüzden 40-50 yaşına geldikten sonra boyun veya bel fıtığı oluyor insanlarımız. Sonrasında uzman doktorlara ve bizlere başvuruyorlar. Evet geç kalınmış değil, belirli bir yaştan sonra da spora başlanmalı, düzenli masaj alınmalı ve hayat kalitemizi yükseltmeliyiz” diye konuştu.

“Fiyatlardan korkmalarına gerek yok”

Türkiye’de, masaj salonları algılarında büyük bir ivme kat edildiğini ancak profesyonel, lüks ve kaliteli hizmet veren salonların yüksek fiyatlarda olduğu düşüncesinin yanlış bir algı olduğunu belirten işletme sahibi masöz Nazik İnnice, “Fiyatlar, Türkiye genelinde neredeyse aynı aralıklarda. Şu an en lüks yere de gitseniz, size 60 dakikalık bir seansı uçuk bir fiyatta yapamazlar. Bunu genelde klasik masaj için söylüyorum. Ama masaj türleri o kadar çok renklendirilebiliyor ki, tabi o da fiyat farklarını etkileyebiliyor. Genel olarak klasik ya da bali masajı alacağınız yer standarttır ve vatandaşlarımızı ekonomik anlamda yük olmayacak şekildedir” dedi.

“Bebek ve çocuklar için özel seanslar uyguluyoruz”

İnnice, masajın genel olarak kişi de gevşeme, rahatlama ve dinlendirme konularında hızlı etkiler gösterdiğini ve son dönemde bebek ve çocuk masajının da aileler tarafından tercih edilmeye başlandığını belirterek, “Bebek masajı çok önemli, annelerimize gösterip, çocuklarının o dönemlerde hayat standartlarını yükseltmelerini sağlamayı amaçlıyoruz. Yeni doğmuş bebeklere de masaj yapılabilir ancak annelerimiz o dönemlerde hassas oluyorlar. Biraz daha ele avuca gelmiş olmaları gerekiyor, 4 aylıktan itibaren diledikleri yaş gruplarında bebek ve çocuklar için düzenli masajlar alınabilir. Bu şekilde büyüme hormonları salgılanırken, masajla desteklenebilir, çok sağlıklı bir vücuda sahip olabilir çocuklarımız” şeklinde konuştu.

Koray Ustabaşı
 

Ailesinin terk ettiği küçük kız, koruyucu babasının desteğiyle sağlığına kavuştu

Ailesinin terk ettiği küçük kız, koruyucu babasının desteğiyle sağlığına kavuştu

Bolu’da 4 yaşındayken ailesi tarafından terk edilen ve koruyucu aileye verilen 8 yaşındaki skolyoz hastası Sudenaz Ö., koruyucu babasının desteğiyle yapılan ameliyatının ardından sağlığına kavuştu.

Düzce’de emekli polis memuru olan Cengiz Poyraz isimli vatandaş, ailesi tarafından 4 yaşındayken terk edilen Sudenaz Ö. isimli küçük kızın koruyucu babası oldu. Küçük kızın skolyoz hastası olduğunu fark eden Poyraz, Sudenaz Ö.’yü tedavi ettirmek için araştırma yaptı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde skolyoz tedavisi yapıldığını öğrenen baba, küçük kızı 5 yaşındayken Bolu’ya getirerek muayene ettirdi. Yapılan muayenede Sudenaz Ö.’ye 96 derece skolyoz teşhisi konuldu. Ameliyatla omurgasına yerleştirilen manyetik uzayabilen çubuk sayesinde Sudenaz’ın hem boyu uzayarak gelişimi normale döndü hem de skolyoz derecesi 20’ye düşürüldü.

“Çok ciddi 95-96 derecede eğriliği vardı”

Sudenaz Öztürk’ün kendisine geldiğinde 95-96 derecede eğriliği olduğunun söyleyen Omurga Cerrahı Doç. Dr. Cengiz Işık, “Sudenaz bize geldiğinde 5 yaşındaydı. Omurgasında skolyoz omurga eğriliği dediğimiz önden ve arkadan baktığımızda eğriliği vardı. Yalnız Sudenaz gibi 10 yaş altındaki erken başlayan skolyozlarda ilerleme çok fazla olabiliyor. Sudenaz’ın çok ciddi 95-96 derecede eğriliği vardı. Biz o yüzden akciğer eğriliğini tamamlayabilmek için bir sürece ihtiyacımız var. Omurgayı düzeltmek yetmiyor beraberinde Akciğer’in gelişmesi için fırsat vermemiz gerekiyor. O yüzden aşamalı olarak bu omurganın uzamasını sağlamamız gerekiyor. Sudenaz büyüdükçe biz de ona müdahale edeceğiz. Akciger’in normal bir insan gibi gelişmesine yol açmamız gerekiyor” dedi.

“Şuan hedefimizdeki seviyeye ulaştık”

Sudenaz’a omurgada uzayan manyetik rod diye bilinen bir sistem kullandıklarını ve 10 yaşını geçtikten sonra bir cerrahi işlemi olabileceğini belirten Işık, “2016’nın Ocak ayında ameliyatını yaptık. Omurgada uzayan manyetik rod (Uzayan Çiviler )dediğimiz bir sistem kullandık. Daha önce ameliyatını yaptığımız çocuklarda her altı ayda bir omurgayı uzatmak için bir konnektör dediğimiz bağlantı vardı. 6 ayda bir orayı açıp kendimiz genişletirdik hem omurganın uzaması hem akciğerin gelişimi olsun diye bir fırsat oluştururduk. Ama bu sistemde tekrar cerrahi yapmadan 3 ya da bazen 6 ayda bir kendimiz dışarıdan bir cihazla ayarlama yapıp oradan boy uzamasını sağlamaya çalışıyoruz. 5 yaşındaki bir çocuğun akciğeri ile 14 yaşındaki bir çocuğun akciğeri hücre sayısı ve kapasitesi olarak aynı değil. Omurgasının dondurmadığımız için akciğerin yetişkin gibi olabilmesi için 14 yaşına kadar bir ihtiyacımız var. O dönemde biz uzatmalarını yaparak bu gelişime fayda sağlıyor. Biz dönem dönem uzatmalarını yaptık. En son hali zaten normalde 96 derece iken 20 derecede yani sıfıra yakın bir derecede bıraktık. Uzatmayı artık sonlandırdık. Bekleme dönemimiz var. Belki 10 yaşının geçtikten sonra bir cerrahi daha gerekecek, kalıcı dediğimiz cerrahi. Ama onu bize zaman gösterecek. Şu an bizim istediğimiz hem omurganın düzelme miktarı hem akciğerin gelişmesi açısından olan çabalarımız şu an istediğimiz hedefimizdeki seviyeye ulaştı” diye konuştu.

“Tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi oldu”

Sudenaz Ö.’nün rahatsızlığı ile yaşadığı süreci anlatarak gerekli tüm bakımlarını üstlendiğini ifade eden koruyucu baba Cengiz Poyraz ise, “2015 yılında, ebeveynleri yıkarken sırtındaki yamukluktan dolayı bir rahatsızlık olduğunu fark ettiler. Sudenaz o zamanlar 4,5 yaşındaydı. Sırtında 96 derecelik bir eğrilik vardı. Sırtı bildiğiniz yılan şeklindeydi. Sudenaz o zaman 4,5 kg. Yürüyemiyor, yemek yiyemiyor, nefes alamıyordu. Daha sonra yaptığımız araştırmalarda rahatsızlığının Skolyoz olduğunu öğrendik. Esas ebeveynler tarafından terkedildiği için biz bakımını üstlendik. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde bu ameliyatların yapıldığını öğrendik. Fakat ameliyat iki türlüydü, bir tanesi omurgaları delip, demir takılıp, uzun bir süreç geçirmesi gerekiyordu. Bu ameliyat Sudenaz’ı çok üzeceği için yeni bir ameliyat tipi olduğunu, vücuda implant takıldığını, bu implantların Sudenaz büyüdükçe uzatıldığını öğrendik. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hastanesi’nde Cengiz Işık bey ile tanıştık. Kendisi sağ olsun bize çok yardımcı oldu. 2016’ın birinci ayında Sudenaz’ı ameliyat ettirdik. O dönemden sonra Sudenaz’da boy uzaması, nefes alıp vermede rahatlamalar, hareketlerinde özgürlük, yani tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi bir şey oldu. Bu dönem zarfında Sudenaz düzgün beslenemediği için algılamada biraz zorluk çekti, onunla ilgili gerekli tahkikatları yaptırdık, ilaçları kullanmaya başladık” şeklinde konuştu.

“Tıp her şeyin çaresini buldu, Allah’a şükürler olsun”

Anne- babalara çocuklarının yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle toplumsal bakış açısından çekinmemeleri gerektiği vurgusunu yapan Poyraz, “Bu ameliyat, çocuklarınızın geleceği için çok önemli. Çünkü siz onlara bakmazsanız sadece bir insanı kaybetmiyorsunuz, bütün bir toplumu kaybediyorsunuz. Çocuklar bizim teminatımız, başka hiçbir şeyimiz yok. Çocuğunda herhangi bir rahatsızlığı olan arkadaşlar; çekinmeyin, ‘Benim çocuğum rahatsız, toplumun buna yargısı ne olur?’ Toplum sizi ilgilendirmiyor, sizi ilgilendiren tek şey çocuğunuz. Çünkü o hayata daha güzel bakarsa, siz de güzel bakarsınız. Sudenaz bugün 9 yaşında ufacık bir kız çocuğu ama 200 sene sonra Sudenaz’ın neslinden gelen 3 bin-5 bin kişilik bir nesil olursa, herkes bir çocuk kurtarırsa 200 sene sonra herkes 5 bin kişiyi kurtarmış olur. Biz böyle mutluyuz Sudenaz’la, o da mutlu. Şuanda ilkokul 3. sınıfa gidiyor. Dediğim gibi, algılamada sorunlar yaşıyoruz ama bir tırtıl da ancak bu kadar güzel kelebeğe dönüşür. Siz de, çocuklarınızda herhangi bir rahatsızlık varsa, zihinsel ya da bedensel olabilir, çekinmeden, gücenmeden getirin. Tıp, her şeyin çaresini buldu, biz de bulduk. Allah’a şükürler olsun” ifadelerini kullandı.

Faruk Çidem
 

Yunan askerleri bu sefer de gazetecileri hedef aldı

Yunan askerleri bu sefer de gazetecileri hedef aldı

Yunan askerleri sınırda görevi başındaki gazetecileri hedef aldı. Yunan tarafından kasten atılan saçmalarlar yaralanan 2 gazeteci hastanelik oldu.

Türkiye’den Avrupa ülkelerine doğru yaşanan yoğun göç nedeniyle Yunan askerleri sınıra doğru gelen mültecilere müdahale etmeye çalışıyor. Yunan askerleri göçmenlerin yanı sıra gazetecileri de hedef denizli escort almaya başladı. Bugün bölgede görev yapan A haber ekibinden 2 gazeteci Yunan askerlerinin namlularının hedefi oldu. Sınıra yakın bölgede yüzlerine gelen saçmalarla yaralanan 2 gazeteci kanlar içerisinde hastaneye sevk edildi. Gazeteciler yaptıkları açıklamada Yunan askerlerinin bilerek gazetecilere ateş açtığını söyledi.Yunan tarafından sıkılan saçmalarla yaralanan gazeteci Vedat Sezer, “Bizler 3 günden beri Yunanistan sınırındaki gelişmeleri takip etmek için buradaydık. Zaman zaman bölgede sıcak gelişmelerde oluyordu. Biz sınıra doğru yürüyen büyük bir grupla birlikte hareket ettik. İpsala bölgesinde Yunanistan sınırına yakın bir noktada onların o yürüyüşünü görüntülerken bir anda oldu. Zaman zaman saçma yağmuru geliyordu. Kameraman arkadaşımız, kamerasını oraya çevirdiğinde namlunun üzerimize çevrildiğini görünce her şey bir anda oldu. Ben Cenk arkadaşımızın yüzünün kanadığını gördüm. Bölgeden çıkmak zorunda kaldık. Çoluk çocuk dinlemeden yaptılar bunu. Şuan yüzümde bir saçma var. Cenk’inde yüzünde 6 adet saçma var” dedi.Gazeteci Cenk İşver ise yaptığı açıklamada, “Yaklaşık 5-10 bin kişilik bir grupla hareket ediyorduk. Kameraya doğru kasıtlı olarak attılar. Yüzümde 6 tane saçma var. Bize bunları yapıyorlarsa kim bilir diğer insanlara neler yaparlar” diye konuştu.Halil Dağ – Emre Akarca 

Irak’ın kuzeyine hava harekatı: 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Irak’ın kuzeyine hava harekatı: 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, Irak’ın kuzeyi Kandil bölgesinde gözetleme yaptığı belirlenen 9 PKK’lı teröristin düzenlenen hava harekatıyla etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Irak’ın kuzeyindeki Kandil bölgesinde keşif ve gözetleme vasıtalarıyla tespit edilen 9 PKK’lı teröristin düzenlenen hava harekatıyla etkisiz hale getirildiği ve operasyonların kararlılıkla devam edeceği bildirildi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Irak kuzeyi Kandil bölgesinde keşif ve gözetleme denizli escort vasıtalarıyla tespit edilen bölücü terör örgütü mensubu 9 PKK’lı terörist düzenlenen hava harekâtıyla etkisiz hale getirildi. Operasyonlarımız kararlılıkla devam edecek” denildi.Mehmet Kalay

yeni meslekler 2019,

iskenderun escort, denizli escort, hatay escort, denizli escort, denizli escort, adana escort, denizli escort, iskenderun escort, denizli escort, adana escort, hatay escort, iskenderun escort, denizli escort, denizli escort, adana escort, denizli escort, adana escort, iskenderun escort, iskenderun escort, denizli escort, denizli escort, adana escort, hatay escort, iskenderun escort, denizli escort, denizli escort, hatay escort, denizli escort, denizli escort, eskişehir escort, eskişehir escort,

escort mersin escort bursa eskisehir escort bursa escort kayseri escort izmit escort, escort bursa, izmit escort bayan bursa escort bayan, eskişehir escort sex izle, mobil porno izle, brazzers porno, porno izle, liseli porno izle,