Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
İlkSite.Org Sesli Chat Sesli Sohbet SitesiİlkSite.Org Görüntülü Sesli Chat Kameralı Sesli Sohbet
denizli escort, iskenderun escort, denizli escort, iskenderun escort, hatay escort, denizli escort, denizli escor t, hatay escor t, iskenderun escor t, denizli escort, denizli escort, denizli escort, denizli escort, denizli escort, iskenderun escort, hatay escort, iskenderun escort, hatay escort, iskenderun escort,

Etiket: Washington Post

ABD Başkanı Trump’tan Kaşıkçı Cinayeti Açıklaması: Dışişleri Bakanı Pompeo ve CIA ile Görüşeceğim

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olarak Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve CIA ile konuşacağını söyledi.

‘DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO VE CIA İLE GÖRÜŞECEĞİM’

ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı konusunda Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve CIA ile bir görüşme yapacağını söyledi.

Cemal Kaşıkçı’nın Gazetesinde Dikkat Çeken Makale: Örtbas Operasyonu Var

Washington Post Yayın Kurulu, ABD Kongresine, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini ele alması ve olayın arkasında Suudi Arabistan yönetiminin olması halinde gerekli adımları atması çağrısında bulundu.

‘TRUMP YÖNETİMİ, KAŞIKÇI CİNAYETİNİN ÖRTBAS EDİLMESİNE DESTEK VERDİ’

Kurul, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin, ‘Şu ana kadar (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimi Suudi Arabistan’ın Cemal Kaşıkçı cinayetini örtbas etmesine destek verdi. Kongre de buna dahil olacak mı?’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kaşıkçı cinayetine ilişkin ‘Bu konuda güçlü bir fikir oluşturuyorum.’ sözlerinin anımsatıldığı makalede, ‘Umarız durum öyledir, çünkü şu ana kadar Trump yönetiminin bu cinayete tepkisi, cinayetin muhtemel faili Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın adına bir miktar hasar kontrolü yapma çabasıydı.’ ifadesi kullanıldı.Son Dakika Dünya Haberleri, Dünya Haberleri Son Dakika, Dünya Haberleri, Sesli Chat, Sesli Sohbet.

‘ORTADA BİR ÖRTBAS OPERASYONU VAR’

Trump yönetiminin Kaşıkçı’nın ölümü ve cinayetin failleri konusunda herhangi bir açıklama yapmadığının anımsatıldığı makalede, yönetimin daha çok ‘Suudi Arabistan’ın yaptığı soruşturmanın sonuçlarını bekliyormuş gibi’ davrandığına işaret edilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

‘Bu duruştaki asıl sorun şu; Trump yönetimi Kaşıkçı cinayetinin Muhammed bin Selman’ın başının altından çıkmadığını varsayıyor ancak ortada veliaht prensi işaret eden çokça kanıt var. Aslında Trump yönetiminin de çok iyi bildiği gibi ortada Suudiler’in yürüttüğü bir soruşturma da yok, sadece kendini beceriksiz bir şekilde soruşturma kılığına sokmuş bir örtbas operasyonu var.’

‘KONGRE KAŞIKÇI KONUSUNU ELE ALMALI’

Makalede, Donald Trump yönetiminin Suudi Arabistan ile stratejik ilişkisini ve silah satışını koruma niyetine vurgu yapılarak, ‘Suudi Arabistan ile yakın ilişkiler, Kaşıkçı’ya ne olduğuna dair gerçeklerin görmezden gelinmesini ya da bastırılmasını gerektirmemelidir. Tam tersine ABD gerçekten kendi çıkarlarını düşünüyorsa bu gerçekler açığa çıkarılmalıdır.’ ifadesine yer verildi.

Makalede ayrıca şu çağrılarda bulunuldu:

‘CIA DİREKTÖRÜ, NELER BİLDİĞİNE DAİR İFADEYE ÇAĞRILMALI’

‘Trump o bahsettiği ‘güçlü fikrini’ bu hafta oluşturursa, Kongre de yeniden toplandığında bu konuyu ele almalı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel, istihbarat teşkilatlarının cinayet hakkında neler bildiğine dair ifade vermek için Kongreye çağrılmalı. Ayrıca Suudi yönetiminin suçlu bulunması durumunda en ağır cezaların verileceğine dair taahhüt veren her iki partiden de siyasiler, elle tutulur sonuçlar hazırlamaya başlamalıdır.’Son Dakika Dünya Haberleri, Dünya Haberleri Son Dakika, Dünya Haberleri, Sesli Chat, Sesli Sohbet.

CIA Direktörü Haspel, Kaşıkçı Olayının Ses Kayıtlarını Dinledi

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti soruşturması kapsamında temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel’in, Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin ses kayıtlarını dinlediği iddia edildi.

ABD’nin Washington Post gazetesi, ‘Haspel’in toplantıları hakkında bilgi sahibi olan kişileri’ kaynak göstererek Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili bir haber yayımladı.

TRUMP’IN İSTEĞİ ÜZERİNE TÜRKİYE’YE GELMİŞTİ

Haberde, isimleri açıklanmayan bu yetkililer referans verilerek, Haspel’in Türkiye ziyaretinde ses kayıtlarını dinlediği öne sürüldü.

Kaynakların, ses kayıtları hakkında ‘inandırıcıydı’ ifadesini kullandığı belirtilen haberde, ABD’nin Suudi Arabistan’a daha fazla baskı uygulayabileceği ifade edildi.

CIA Direktörü Gina Haspel, ABD Başkanı Donald Trump’ın isteği üzerine salı günü Türkiye’ye gitmişti.

KAŞIKÇI OLAYI

Suudi Arabistan yönetimi, 2 Ekim’de İstanbul Başkonsolosluğu’na girdikten sonra haber alınamayan Kaşıkçı’nın ‘konsolosluk binasında yaşanan arbede sonucunda öldüğünü’ açıklamıştı.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’da yer alan haberde, Suudi Arabistan Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma neticesinde, Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na geldiği sırada burada bulunan ‘başka Suudi vatandaşlarla tartışmaya başladığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve bunun sonucunda Kaşıkçı’nın hayatını kaybettiği’ iddia edilmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’dan Kaşıkçı Açıklaması: Erdoğan Soruşturmanın Sonucunu Açıklayacak

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Pompeo, kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili sorulan soruya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın soruşturmanın sonuçlarını açıklayarak, kendilerini de bilgilendireceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, ‘Bu soruşturmanın kısa sürede sonuçlanmasını bekliyoruz. Beklentimiz bu yönde. Hepimiz göreceğiz, Suudi Arabistan’ın atacağı adımları göreceğiz’ dedi. Pompeo ayrıca, Kaşıkçı olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Suudilere ‘birkaç gün daha verilmesi gerektiğini’ belirtti.

SUUDİLERE 72 SAAT VERDİ

Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, salı günü Suudi Arabistan’a yaptığı ziyarette Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile yaptığı görüşmede, muhatabına muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilgili soruşturmayı sonuçlandırması için 72 saat süre verdiği iddia edildi.

ABD’de yayın yapan Axios internet sitesinin görüşme hakkında bilgisi olan bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, görüşmede Pompeo, Prens Selman’a Kaşıkçı olayında gerçeklerin ortaya çıkarılmaması halinde ülkenin uluslararası itibarının zedeleneceği uyarısında bulunarak, bu konudaki soruşturmanın 72 saat (3 gün) içinde sonuçlandırılmasını istedi.

SUUDİ ARABİSTAN VE TÜRKİYE TEMASLARI

Yetkili, Pompeo’nun artan uluslararası baskı karşısında ‘zaman sınırına’ özellikle vurgu yaptığını kaydetti. ABD Başkanı Donald Trump, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yu, olayın üzerinden yaklaşık 2 hafta geçmesinin ardından Suudi Arabistan’a yollamıştı. Pompeo, Riyad’da yaptığı üst düzey görüşmelerin ardından Ankara’ya geçerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmüştü.

NE OLMUŞTU?

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı’dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı’nın gittiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğundan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul’a gelen ve aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndükleri belirlenmişti.

 

Trump: Kaşıkçı Ölmüşe Benziyor, Bunun Sonuçları Ağır Olacak

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Ekim’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna girdikten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Kaşıkçı kesinlikle ölmüşe benziyor’ ifadelerini kullandı. Soruşturmanın sonucunu beklediklerini belirten Trump, ‘Eğer çok büyük bir mucize olmazsa Kaşıkçı’nın öldüğünü kabul ediyorum. Bu, gelen tüm istihbaratlara dayanıyor’ diye konuştu.

TÜRKİYE’DEN DÖNEN POMPEO İLE GÖRÜŞTÜ

ABD Başkanı Donald Trump, kaybolan gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmüş olma ihtimali hakkında, ‘Eğer çok büyük bir mucize olmazsa onun Kaşıkçı’nın öldüğünü kabul ediyorum. Bu bilgi, gelen tüm istihbaratlara dayanıyor. Bu çok üzücü, kesinlikle öyle görünüyor’ dedi. Suudi Arabistan ve Türkiye’yi ziyaret ettikten sonra Washington’a dönen Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile görüşmesinin ardından gazetecilere açıklama yapan Trump, Kaşıkçı’nın ölümünden Suudi Kraliyet Ailesi’nin çıkması durumunda, bunun bedelinin ağır olacağını söyledi.

TRUMP: NELER OLACAĞINI GÖRECEĞİZ

Öte yandan hala yürütülen 3 ayrı soruşturmanın sonuçlarını beklediklerini belirten Donald Trump, Suudi Arabistan’a uygulanacak olası yaptırım olup olmadığı sorusuna, ‘Olanlar çok kötü şeyler, ama neler olacağını göreceğiz’ şeklinde cevap verdi.

FRANSA ZİYARETLERİ ASKIYA ALDI

Öte yandan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kaşıkçı konusunda olayın aydınlatılmasını beklediklerini belirterek, bazı politik ziyaretleri askıya aldıklarını söyledi.

NE OLMUŞTU?

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı’dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı’nın gittiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğundan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul’a gelen ve aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndükleri belirlenmişti.

Amerika, Trump’ın Avukatının İtirafını Konuşuyor! Trump’ın Başkanlığı Tehlikede, Görevden Alınacak Mı?

ABD Başkanı Donald Trump’a eskiden çok yakın çalışan iki isim aynı gün mahkeme önünde suçlu olarak bulundu. Trump’ın eski avukatı Michael Cohen, Trump’ın ilişkisinin olduğu iddia edilen iki kadına ödeme yaparak seçim kampanyalarının finansmanıyla ilgili yasaları deldiğini itiraf etti.

TRUMP’A YAKIN İKİ İSİM SUÇLU BULUNDU

Trump’ın eski kampanya direktörü Paul Manafort ise vergi kaçırma iddialarının araştırıldığı bir dava kapsamında jüri tarafından 18 suçlamanın 8’inde suçlu bulundu.

‘TRUMP’IN BAŞKANLIĞININ EN ZOR GÜNÜ’

Amerikan basını, bu iki ayrı mahkemede yaşanan gelişmelerin meydana geldiği 21 Ağustos Salı gününü şimdiden Trump’ın başkanlığının en zor günü olarak ilan etmiş durumda.

Bloomberg ve CNBC haber kanalları, Trump’ın başkanlığının en korkunç gününü yaşandığını manşetlerine taşıdı. Trump ise katıldığı bir etkinlik sırasında Cohen ile ilgili sorulara yanıt vermezken, Manafort ile ilgili suçlamaların kendisini ilgilendirmediğini, Manafort adına üzüldüğünü söyledi.

Diğer yandan halen özel yetkili savcı Robert Mueller, FBI’ın Rusya’nın 2016’daki başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddialarını araştırmaya devam ediyor. Bu soruşturma kapsamında da Trump’a yakın isimlerin adları geçiyor.

AMERİKAN BASINI NASIL YORUMLADI?

Washington Post’un köşe yazarı Jennifer Rubin’in dün yazdığı yazıda şu açıklamalarda bulundu:

’21 Ağustos 2018 gününün Trump’ın başkanlığının sonunun başlangıç günü olarak hatırlanacak olması çok olası. Bugünün en önemli kısmının ne olduğunu unutmayalım: ABD Başkanı bir federal suça karışmış oldu. Cohen’in itiraf anlaşması, en azından belli bir kısımlarında Trump’ı suç ortağı olarak gösteriyor.

Böyle bir yasal bomba, Watergate skandalı sırasında bile patlamamıştı. Salı günü Trump’ın suçlanmamasının en büyük gerekçesi olarak Adalet Bakanlığı’nın görevdeki bir başkanı itham etme yetkisinin olmamasını bile gösterilebilir. Ancak federal bir suça karışmış bir başkan ile uğraşacak tek mekanizma azil sürecini başlatmaktır, bu da topun Kongre’nin sahasında olduğunu gösteriyor.’ dedi.

Anayasa akademisyeni Larry Tribe bana şöyle anlatıyor: ‘İster itham edilmeyen bir suç ortağı olarak tanımla ister tanımlama, 21 Ağustos 2018 gününün sona ermesi itibariyle şu an görevdeki başkan tam olarak budur, bugün yargı açısından rezalet bir gün olarak tarihe geçecek. Bu Michael Cohen’ın seçim günü yaklaştığından, Trump adına seks skandallarını gizli tutmak için para ödeyerek bilinçli bir şekilde yasa dışı bir kampanya yürüttüğüne dair iki suçu kabul etmesinden kaynaklanıyor.’

Aynı zamanda eski kampanya direktörü Manafort’un sekiz suçtan suçlu bulunmasını ise ‘Çıkan tek sonuç suçlu bir yönetimin telaşa kapıldığıdır’ diyerek yorumluyor.

Kemerlerinizi bağlayın. Trump şimdi sıcak bir tavadan yanan bir ateşe geçiyor.

REUTERS: TRUMP VE YAKINLARI İÇİN KABUS BAŞLADI

Reuters- Chris Cillizza (CNN politika editörü ve şef editör)

Trump’ın başkanlığı üzerinde aylardır dolanan iki kara bulut aynı anda sonunda Salı akşamüstü patladı ve Başkan’ın üzerine bir yağmur olarak indi.

Trump ve yakınları için bir kabusun başladığını tabii ki söyleyebiliriz. Ancak bu aynı zamanda Trump’ın radikal başkanlığını, Yüksek Mahkeme’de uzun süreli bir muhafazakar hakimiyeti ve vergi indirimi için hoşgören Cumhuriyetçi Parti için de büyük bir risk içeriyor.

2018 ara seçimleri için şimdi 100 günden az bir zaman kalmışken parti içindeki Kongre’deki liderler ne diyebilir ya da ne diyecek?

‘TRUMP’IN BŞKANLIĞININ EN KARA GÜNÜ’

Gerald F. Seib (Wall Street Journal, Washington büro şefi)

Trump’ın başkanlığının en kara günü olan Salı’ya en büyük darbeyi vuran Cohen oldu. Radarların altında uçan uzun süreli kişisel avukat, başkanı direkt olarak bir federal suçta ima etmiş oldu.

Cohen böylece sadece başkanın adını direkt vermekle kalmadı; Trump’ın, kampanyası ve Rusya arasında 2016 yılında bir bağ olmadığını göstermesi takdirinde yasal sorunlarının sona ereceği ve etrafındaki soruşturmaların buharlaşacağı düşüncesini de yok etmiş oldu.

WhatsApp’ın Kurucusu ve CEO’su Jan Koum, İstifa Ediyor

Mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın kurucusu ve şirketin CEO’su Jan Koum, görevinden istifa etme kararı aldığını açıkladı. Koum, Facebook üzerinden paylaştığı mesajda, ‘Teknoloji dışında bana keyif veren şeylere vakit ayırabilmek adına bir süre çalışmaya ara vereceğim’ dedi.

FACEBOOK’LA ANLAŞAMADIĞI İDDİA EDİLDİ

Ancak ABD’de yayınlanan Washington Post gazetesi, Koum ile WhatsApp’ı 2014’te 19 milyar dolara satın alan Facebook yönetimi arasında anlaşmazlıklar olduğunu yazdı ve Koum’un bu anlaşmazlıklar nedeniyle istifa kararını aldığını belirtti.

Washington Post gazetesinin haberine göre, Koum Facebook’tan gelen kriptolama kriterlerinin gevşetilmesi ve Facebook – WhatsApp arasındaki kişisel veri alışverişinin güçlendirilmesi taleplerine karşı çıkıyordu.

‘DIŞARDAN DA OLSA DESTEK VERECEĞİM’

Koum paylaştığı Facebook mesajında ‘Ekibimiz her zamankinden daha güçlü ve muhteşem işler başarmaya devam edecekler… WhatsApp’a dışarıdan da olsa desteğimi vermeye devam edeceğim’ dedi.

Amerikan Medyası, Suriye Operasyonunu Böyle Gördü

ABD’nin İngiltere ve Fransa ile Beşar Esad rejimini hedef alması, Amerikan medyasının farklı kesimlerinde farklı tepkilerle karşılandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yerel saatle 21.00’de açıkladığı Suriye kararı, tüm Amerikan medyasında geniş şekilde yer buldu.

Trump’ın İngiltere ve Fransa ile Suriye’de kimyasal silah kullanan Esad rejimine sınırlı saldırı kararı alması tüm Amerikan medyasında ilk haber olurken, Trump’ın açıklamaları ve ABD Savunma Bakanı Jim Mattis’in değerlendirmesi haberlerde öne çıktı.

‘MÜTTEFİKLERLE ORTAKLIĞA’ VURGU YAPTILAR

Haberlerin hemen tamamında Esad rejiminin kimyasal silah kullanımına cevaben İngiltere ve Fransa ile ortak bir şekilde bu askeri adımın atıldığı değerlendirmesine vurgu yapıldı ancak Amerikan medyasının bir kısmında bu adımın sonuçlarının yeni belirsizliklere kapı açacağı mesajı dikkati çekti.

CNN televizyonu ‘ABD ve müttefikleri Suriye’yi vuruyor’ manşetiyle verdiği haberinde, Trump’ın ‘Esad’ın kimyasal silah kapasitesini hedef alma’ yönündeki sözlerine dikkat çekildi. Aynı haberde bazı üst düzey Amerikalı yetkililerin ‘yeni saldırıların bundan sonra da olabileceği’ değerlendirmelerine yer verildi. Trump’ın istediğini alıp almayacağının biraz da Rusya’nın tavrına bağlı olduğu kaydedilen haberde, Rus diplomatların açıklamaları da yer buldu.

FOX NEWS: TRUMP, ESAD REJİMİNİ CEZALANDIRDI

Trump’a destek veren muhafazakar kanalların başında gelen Fox News ise ‘Suriye vuruluyor’ başlığıyla geçtiği haberinde, ‘Başkan Trump, şüpheli zehirli gaz saldırısından dolayı Esad rejimini cezalandırmak üzere askeri saldırıyı duyurdu’ ifadelerini kullandı.

Saldırı haberini ‘ABD ve müttefikleri, şüpheli kimyasal silah saldırısına karşılık Suriye’yi vurdu’ başlığıyla yayımlayan NBC News ise Trump’ın açıklamalarının yanı sıra ABD Savunma Bakanı Mattis’in sözlerine geniş yer verdi.

‘ABD, Suriye’yi vurmaya başladı’ başlığıyla olayları gören ABC News de Trump ile Mattis’in açıklamalarının yanı sıra Suriye’deki ana oyuncuların kimler olduğuna yönelik kapsamlı bir haberle izleyicilerini bilgilendirdi.

TRUMP’IN ELEŞTİRDİĞİ WASHINGTON POST: YENİ SALDIRILAR OLABİLİR

Trump’ın sık sık eleştirdiği Washington Post gazetesi ise ‘ABD ile müttefikleri, şüpheli kimyasal silah saldırısından sonra Suriye’yi vurdu’ manşetiyle çıkarken, haberde Trump’ın yeni saldırılar konusunda açık uçlu konuştuğu, buna karşılık Mattis’in ise ancak Esad’in benzer adımlar atması durumunda yeni bir saldırı yapabileceklerini söylediğine dikkat çekildi.

New York Times gazetesi de ‘ABD, misilleme olarak Suriye’ye saldırdı’ başlığıyla duyurduğu haberinde, Trump’ın Suriye’den çıkmak istediğini söylediği ancak buna karşılık görev süresi içinde ikinci kez Suriye’yi vurduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

ABD BAŞKANI, DÜN AKŞAM SALDIRILARIN BAŞLADIĞINI DUYURMUŞTU

ABD Başkanı Trump dün akşam Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, ABD ile İngiltere ve Fransa’nın, Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesiyle ilgili hedeflerini vurmaya başladığını duyurmuştu.

Trump, ‘Kısa bir süre önce Amerikan kuvvetlerine, Suriye diktatörü Beşşar Esad’in kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere yönelik kesin bir saldırı yapmaları için talimat verdim. İngiltere ve Fransa ile ortaklaşa bir operasyon şu anda başlamış durumda. İki ülkeye de teşekkür ediyoruz.’ ifadelerini kullanmıştı.

GEÇEN YIL SALDIRILARDA EN AZ 100 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

Trump yönetimi, geçen yıl da kimyasal silah kullanan Esad rejiminini füzelerle hedef almıştı.

Suriye’nin İdlib kentindeki Han Şeyhun kasabasına 4 Nisan 2017 tarihinde Esad rejimi tarafından düzenlenen kimyasal saldırıda aralarında çocuk ve kadınların da olduğu en az 100 kişi hayatını kaybetmiş, 500 kişi yaralanmıştı.

ABD Başkanı Trump, Suriye Hava Kuvvetlerine ait bir jete sarin içerikli bombalar yüklendiği sonucuna vardığı Şayrat Hava Üssü’ne 7 Nisan 2017’de füze saldırısı yapılması talimatını vermişti.

##10755080##

Doğu Guta’da Kimyasal Saldırı: Can Kaybı 80’e Yükseldi, Görüntüler Dünyayı Ayağa Kaldırdı

Beşşar Esad rejiminin abluka altındaki Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesine düzenlediği zehirli gaz içerikli kimyasal silah saldırısında 80 sivil hayatını kaybetti.

ÖLÜ SAYISI 80’E YÜKSELDİ, YÜZLERCE SİVİL GAZDAN ETKİLENDİ

Doğu Guta’daki Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekiplerinin sosyal medya hesaplarında paylaştığı bilgiye göre, Esed rejiminin, Doğu Guta’da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinde sivil yerleşimlere düzenlediği kimyasal silah saldırısında 80 sivil öldü, yüzlerce sivil gazdan etkilendi.

Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

FECİ GÖRÜNTÜLER, DÜNYAYI AYAĞA KALDIRDI

Beyaz Baretliler grubunun paylaştığı feci fotoğraflar, dünyayı ayağa kaldırdı. Saldırı BBC’den CNN’e, Al Jazeera’dan Washington Post’a anında dünyada ilk haber oldu.

Saldırıya maruz kalanlar, Rejim veya Rusya’nın kimyasal Sarin gazını helikopterden attığını söylüyor.

19 MART’TA DA KLOR İÇERİKLİ KİMYASAL SALDIRI DÜZENLENMİŞTİ

Duma’ya dün yeniden yoğun saldırı başlatan rejim güçleri, 19 Mart’ta da buraya klor içerikli kimyasal saldırı düzenlemişti.

Öte yandan Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 4 Nisan tarihinde yayımladığı raporda, Beşşar Esed rejiminin Suriye’de iç savaşın başlamasından buna yana 214, Han Şeyhun katliamından sonra da 11 kez kimyasal silah saldırısı düzenlediğini duyurmuştu.

TAHLİYELER DURDU, SALDIRILAR YENİDEN YOĞUNLAŞTI

Rusya’nın garantörlüğünde yürütülen görüşmeler sonucu varılan anlaşmayla 22 Mart’ta Doğu Guta’dan zorunlu tahliyeler başlamıştı.

Doğu Guta’nın Arbin, Zemelka ve Ayn Terma yerleşimlerinden tahliyeler yapılmış, Duma konusunda ise anlaşma sağlanamamıştı.

Bölgede hakim askeri muhalif gruplardan Ceyşül İslam ve Rusya arasındaki müzakereler sürerken, 2 Nisan’da Duma’dan da tahliyeler başlamış, 5 bin civarı sivil, Suriye’nin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki bölgelere gönderilmişti.

Duma’ya saldırılar da büyük oranda durmuştu. Ancak son iki gündür saldırılar yeniden başlamıştı.

DUMA’DA 100 BİN KİŞİ ABLUKA ALTINDA YAŞIYOR

Yerel kaynaklardan alınan bilgide, hava saldırılarının yeniden başlamasının nedeni olarak, Duma’nın da ateşkes ve tahliye süreci kapsamına alınmasını isteyen Ceyşül İslam ile Rusya arasında anlaşmaya varılamaması gösteriliyor.

Yaklaşık 7 kilometrekarelik Duma’da hali hazırda 100 bin kişi abluka altında yaşıyor.

ABD, ŞAM VE RUSYA’YI SUÇLADI

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), saldırıya karşı tepki gösteren ilk ülke oldu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, ‘7 Nisan’da yeniden kimyasal silah kullanıldığı yönündeki haberleri yakından takip ediyoruz. Eğer bu dehşet verici haberler doğrulanırsa acil şekilde uluslararası toplumun cevabını gerektirir’ dedi.

Anadolu Ajansı’na konuşan bir başka Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ise, ‘Suriye’de rejimin daha öncede kendi halkına karşı kimyasal silahlar kullandığı açık şekilde ortada. Daha öncede belirttiğimiz gibi, Rusya, Suriye halkının acımasız bir şekilde kimyasal silahlarla hedef alınmasında sorumludur’ ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Trump, Suriye’den Çekilmek İçin Kral Selman’dan 4 Milyar Dolar İstedi

ABD Başkanı Trump ile Kral Selman’ın Aralık ayında telefonda görüştüğünü belirten Washington Post gazetesi, ‘Trump’ın, Suriye’den çekilmek için Suudi Arabistan’dan 4 milyar dolar, körfezdeki diğer müttefiklerinden ise destek istediğini’ yazdı.

ABD’Lİ YETKİLİLER DOĞRULADI

Trump’ın DAEŞ’e karşı zaferini ilan etmeye yakın olduğu ve bu sebeple askerlerini bölgeden çekmeye sıcak baktığı belirtiliyor. ABD’li yetkililer konuşmanın sonunda tarafların anlaştığını iddia etti.

VELİAHT PRENS SELMAN, TRUMP İLE GÖRÜŞECEK

Öte yandan Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD’ye iki buçuk haftalık ziyareti kapsamında yarın Başkan Trump ile görüşecek. Prens Selman’ın Trump’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner ile de yakın olduğu ifade ediliyor.

escort bursa escort mersin escort bursa eskisehir escort bursa escort, kayseri escort izmit escort, escort bursa, kocaeli escort, Google